Yorum 0

6 Aralık 2013 Page Rank Güncellemesi


PageRank kelimesinin tam Türkçe karşılığı yok ancak dilimize link popülerliği diye çevirebiliriz. Arama motoru programlayanlar, söyle düşünmüşler eğer bir siteye herkes link veriyorsa bu site iyi bir site olmalı. İnsanların link verdiği site kötü bir site olamaz. İnsanlar kötü siteye link vermez. Bu sebeple çok link verilmiş siteyi üst sıraya taşıyalım diye düşünmüşler.
Google Pagerank, Google’ın internet sitelerine 0-10 arası verdiği bir değerdir. Bu değer Google’da yapılan arama sonuçlarında ilk sıralarda listelenecek sitelerin belirlenmesi için büyük bir etkendir. 6 Aralık 2013 itibariyle Google Pagerank güncelleştirmesi tamamlanmıştır.
Sitenizin pagerank değerini sorgulamak için:  http://checkpagerank.net/  adresine bakabilirsiniz.

Gelelim blogumuza:
Şubat 2012’de 28.000.000 Alexa ve O Pagerank değeri ile  yayın hayatına başlayan blogumuz bugün  2.030.391 Alexa ve 5 Pagerank değerine ulaşmıştır.

Pagerank güncellemesinin herkese hayırlı olmasını diler bu bağlamda blogumuzu takip eden herkese teşekkürü borç biliriz.

4 Şubat 2013'deki Page Rank Güncellemesi İle İlgili Yazımız

Page Rank Güncelleme Tarihleri
6 Aralık 2013 
4 Şubat 2013
7 Kasım 2012
2 Ağustos 2012
May 2, 2012
7 Şubat 2012
7 Kasım 2011
1 Hafta Ağustos 2011
Temmuz 2011
Haziran 2011
Ocak 2011
Nisan 2010
31 Aralık 2009
30 Ekim 2009
Mayıs 2009 27/28
Haziran 2009
2009 Nisan 1/2
2008 30-31 Aralık
27 Eylül 2008
26 Temmuz 2008
29 Nisan 2008
9 Ocak 2008
26 Ekim 2007
28 Nisan 2007
Devamını oku...
Yorum 0

Yumoş ve Omo ile Mis Kokulu Yumuşacık Çamaşırlar

Unilever firmasının en başarılı ürünlerinden ikisi Omo ve Yumoş'tur tartışmasız. Yıllar önce o sevimli ayıcığın reklamlarda boy göstermesiyle hatırladığım Yumoş'u hala çok severim. 6 yaşında sahip olduğum pembe ayıcığa da Yumoş ismini koymam hep o tatlı ayıcığın pofuduk havluların üstüne atlamasının verdiği sempatiden kaynaklanmıştır.
Omo'nun leke çıkarmadaki üstünlüğü, mis kokusu ve kalitesi de hep onun deterjanlar arasında sınıf birincisi olmasını sağlamıştır.
Canım kızım Yonca dünyaya geldikten sonra onun için daha hassas düşünmeye başladım. Artık kullandığım ürünler onun cildine zarar vermemeli, ama aynı zamanda temizleyici özelliğe sahip olmalı ve mis kokmalıydı. Maalesef bunların hepsini bir arada bulmak çok zordu. Ben de bazı şeylerden şimdiye kadar vazgeçmiştim, ta ki o iki güzel ürün raflarda yerini bulana kadar. Omo ve Yumoş el ele verip hayatımızın en değerli varlıkları çocuklarımız için onlara zarar vermeyecek ama aynı zamanda bizim yıllardır çamaşır temizliğinde kullandığımız etkili ürünler üretene kadar bunların hepsinin bir arada olabileceğini düşünmezdim.
Omo ve Yumoş bana bir jest yaptı ve bir bavul ve çok şeker bir mesaj aracılığıyla bana ürünleri denemem için fırsat sundular. Ben de ürünleri denedim, sizlerle deneyimlerimi paylaşmak istiyorum.
Artık lekelerimiz daha güvenle çıkacak, kıyafetlerimiz tertemiz olacak ve mis gibi kokacak. Gücüne güvendiğim Omo ve Yumoş üreticilerine sesleniyorum: Çalışmalarınız için teşekkürler, güvenle ve güvenli temizlik benim için budur. Muhteşem ikili artık bizim de evimizde olacak...
Devamını oku...
Yorum 2

Yağmur Mutluluğu

Tchibo her hafta yenilenen temaları, modayı kaliteyle bütünleştiren ürünleri ve lezzetli kahveleriyle sevdiğimiz markalardan biri.


Bir Tchibo mağazasına girdiğinizde sizi karşılayan harika bir kahve kokusu duyuyorsunuz. Ürünlere bakmak için sabırsızlansanız bile kahve standının önünden güç bela ayrılıyor ve ürünlere doğru yöneliyorsunuz. Ürünlerin hemen hemen hepsi keyifli renklerde ve tarz ürünler. Üstelik hepsi birbirinden kaliteli ve dayanıklı. Tchibo ürünlerinin kalitesi, alanında uzman kişiler tarafından çok sıkı ve acımasız testlerden geçiyor ve sadece testi geçebilenler satışa sunuluyor.


Gelelim Tchibo’nun bu haftaki temasına; Yağmur Zamanı. Evde battaniye altında bir fincan kahveyle camdan yağmuru izlemek çok zevkli, evet. Peki her dakika dışarıda olmak isteyen çocuklar? Su ve kir geçirmeyen doğayla dost Ecorepel ürünler, su ve kir tutmayan BIONIC FINISH ECO malzemeden kumaşlarla yağmur çamur demeden çocuklarınızla sokağa çıkmaya hazırsınız!


Yağmur Zamanı temasındaki tüm ürünler birbirinden güzel ama yağmur kıyafetlerinde çocuğunuzun sağlığına öncelik veriyorsanız, aradığınız ürünleri bu temada bulacaksınız.



Yağmur Kıyafetleri denince akla ilk gelen yağmurluk oluyor tabii. Sizin için bele hafif oturan, kırmızı ve lacivert renk seçenekleriyle şık bir yağmurluk, çocuğunuz için dünya tatlısı desen ve renklerde Termal Çocuk Yağmurluğuyla mükemmel bir anne-çocuk olacak ve herkesin ilgisini çekeceksiniz. Daha da soğuk havalarda çocuğunuz için çok havalı bir Termal Mont, Örgü Bere ve Şal takımıyla onu soğuktan koruyabilirsiniz. Bu arada kendinizi de ihmal etmeyin ve 3’ü 1 arada şık bir mevsimlik monta dolabınızda yer açın.


Yağmur Zamanı temasında bunlardan başka birçok ürün daha bulunuyor. Daha ayrıntılı incelemek için Tchibo.com.tr’ye tıklayıp, keşfe başlayabilirsiniz. Aynı zamanda 444 28 26 numaralı Telefonla Sipariş Hattı’ndan da alışveriş yapabilirsiniz. Şöyle keyifli bir alışveriş yapıp, sonrasında da kahveyle yorgunluk atmak isteyenleri, çalışanlarının yüzünden gülümseme eksik olmayan Tchibo mağazalarına davet ediyor ve ekliyorum yeni temalardan herkesten önce haberdar olmak için Tchibo Facebook (https://www.facebook.com/tchiboturkiye) sayfasını beğenebilirsiniz. Keyifli alışverişler!

Bir bumads advertorial içeriğidir.
Devamını oku...
posted under , | 2 Comments
Yorum 0

Bepanthol ile Bebeğim Artık Daha Rahat

Yıllardır güzellik çantamdan eksik etmediğim Bepanthol ailesi hem minikler için pişik merhemi hem de bizler için cilt bakım kremi olmak üzere iki ayrı yeni ürünüyle cildin farklı dönemlerindeki farklı ihtiyaçlarına cevap veriyor.



Edindiğim tecrübelere göre pişiği, pişik olmadan önlemek alabileceğimiz en iyi önlem. Her bez değişiminde kullandığım Bepanthol pişik merhemi, pişik oluşumunu önlediği gibi Alin'in cildinin nemlenmesini de sağlıyor. Nemlendirici özelliğiyle pişiğin bakımını yapıp, sonrasında cilde nefes aldıran özelliği ile pişiğin oluşmasını önlüyor. Bu sayede ben huzurluyum, Alin de mutlu:)

Bepanthol Pişik Merhemi, içeriğindeki Pro Vitamin B5 ve Lanolin ile pişiğin önlenmesi ve bakımında çift yönden etki gösterirken cilde nefes aldırıyor. Bepanthol Pişik Merhemi hassas cilt bariyerinin güçlendirilmesine yardımcı olurken, cildi sağlıklı ve nemli tutuyor. Ayrıca, şeffaf yapısı sayesinde bebek cildinin nefes almasını sağlayarak pişik oluşumuna karşı koruyucu bir etki oluşturuyor.



Koruyucu madde içermemesi, parfüm içermemesi, antiseptik içermemesi, nem kapasitesinin iyi durumda tutulması, etkililiği ve güvenilirliğinin bebekler üzerinde yapılan çalışmalar ile kanıtlanmış olması, potansiyel zehirli maddeler içermemesi, katkı maddesi içermemesi özellikleri ile de Bepanthol Pişik Merhemi bir pişik ürünü için uzmanlarca belirtilen 7 İDEAL ÖZELLİK’in tamamını da karşılıyor.

Bepanthol Pişik Merhemi, içeriğiyle, pişiğin bakımı ve önlenmesi için özel olarak oluşturulmuş olup Provitamin B5 ve Lanolin içerir. Şeffaf yapısı sayesinde en hassas cildi bile çiş ve kaka gibi tahriş edici maddelerden ve sürtünmeden koruyan Bepanthol Pişik Merhemi, yapışkan olmayan yapısı ile de bebeklerimize ekstra rahatlık ve biz annelere de bebeğimizin poposunu kolay temizleme imkanı sunuyor.



Eczanelerden kolaylıkla temin edebileceğiniz Bepanthol Pişik Merhemi ile ilgili detaylı bilgi için www.bepanthol.com.tr sitesini ziyaret edebilirsiniz. Sitenin anneleri bebek bakımıyla ilgili bilgilendiren bir platform olduğunu da unutmadan söyleyeyim.

İçerik: http://www.kokoshanne.com

Bir bumads advertorial içeriğidir.
Devamını oku...
Yorum 2

Yonca'nın Aramıza Katılışının İkinci Yıldönümü

Bir anne için evladının hiç büyümediği söylenir. Doğru söze ne denir! Ben de hala kızımın ameliyathanede doğduğu andaki halini hatırlıyorum ve benim için Yonca ilk günlerde ne kadar küçük ve bana ihtiyacı varsa yine öyleymiş gibi geliyor.
Zaman geriye doğru baktığımızda su gibi akıp geçiyor. Minik kızım da 24. ayını doldurdu ve artık bebeklik döneminden çocukluk dönemine terfi etti. Bebeklikten çocukluğa geçiş dönemi çok sancılı, hareketli ve bir o kadar da dinamik. Her şeyi sıfırdan öğrenen bir bebekten şimdi geldiğimiz aşama çok şaşırtıcı. Koşup duran, yerinde durmayan bir minik kız var önümde. Atom karınca ile Speedy Gonzales arasında kalıyorum adlandırırken. Bazı hareketleri bana Afacan Denise'i hatırlatırken, bazen de gelip sarıldığında veya öptüğünde eriyip bitiyorum.
Yonca'nın ikinci yaşıyla birlikte ben de acemi annelikte ikinci yılımı doldurmuş bulunuyorum. Hala birçok şey benim için zor olsa da bazı konularda pratiklik kazandığımı da sezmiyor değilim. Kıpır kıpır bir kızım olduğundan hep tetikte olmayı öğrendim bu iki senede. Onu mutlu etmenin dünyadaki her şeyden önemli olduğunu da öğrendim.

Birinci yaş doğumgününü maalesef eşim ve ben hasta olduğumuz için yapamamıştım. Birinci yaşında çok da doğumgünü kutlamasından anlamadığı için bahanem fazlaydı. Ama ikinci yaşında bunu yapmayacağıma dair kendime söz vermiştim ve sözümü tuttuğum için de çok mutluyum.
Aile arasında yapmış olduğumuz doğum günü için Yonca'ya çok sevdiği karakter Minnie Mouse'un pastasını yaptırarak süpriz yaptım. Sevgili komşum Pastaci Anne Funda ile Yonca'nın doğum günü pastası üzerine daha önce konuşmuştuk ve Funda Yonca'ya çok güzel, hafif ve lezzetli bir doğum günü pastası hazırladı. Herkes bayılarak pastayla beraber parmaklarını da yedi. Sevgili eşim çikolatalı pasta sevmediği içi Pastacı Anne onu da düşündü ve onun için de frambuazlı harika bir pasta hazırladı.
Ben de el yapımı sağlıklı tuzlu ve tatlı aperatifler hazırladım, anneciğim de zeytinyağlı dolmasıyla bize destek oldu. Biz yemeğimizi yerken öğlen uykusunu uyumamış olan Yoncacık uyuyakaldı. Yonca'nın uyanmasını bekledikten sonra pastayı üflemek için doğum günü kızını masaya aldık. İki tane mumu üfledi ve o sırada dilek tuttuğunu ümit ettim. Hediyeler açılırken Yonca daha da mutluydu, seve seve tüm hediye paketlerini yırttı ve tüm hediyelere çok sevindi.
Yonca'nın hayatımızı anlamlandırmasının üzerinden iki yıl geçti ama o hala benim minik bebeğim. Nice mutlu yaşlara meleğim, iyi ki hayatımızdasın, iyi ki senin annenim....




Devamını oku...
Yorum 0

Yonca'nın Velisinin İlk Toplantısı

Gün gelmişti ve Yonca artık yuvadan uçup her gün bizim gibi mesaiye başlamıştı. Başlayalı 1,5 ay olduktan sonra da yeni öğretim yılı başladı ve artık Yonca'nın okulunda  atölye sistemi devreye alındı.
Bundan böyle kuzucuklar her gün bir başka sınıfta başka bir konuyla ilgilenirken kış döneminin yoğunluğunu ve içeride kalmanın sıkıcılığını atlatmış olacaklar. Aynı zamanda farklı bir ortamda bulunarak yeni şeyler keşfetmenin de tadını almış olacaklar.
Yonca'nın okulu Özel Dragos Okyanus Şirinler Ana Okulu eğitim ve öğretim konusunda gayet deneyimli ve eğitim kadrosuyla da göz dolduruyor. Öğretmenlerin her biri bir atölyeyi sahiplenmiş ve o konuda uzmanlaşmışlar. Tüm sınıflar bir atölyeye dönüşmüş ve her birinde çocukların ilgisini uyandırabilecek konuyla alakalı aletler ve kitaplar var.
Mutfak atölyesinden kitaba, bilim atölyesinden sanata birçok alanda atölyeler mevcut ve çocuklar yaş gruplarına göre atölyeleri belli sıklıkta ziyaret ediyorlar.
O ayın müfredat programına göre çocuklar konuya uygun şekilde atölyelerden yararlı bilgiler öğrenerek sınıflarına dönüyorlar.
Minik Yonca bile bu sistem sayesinde doğaya ve çevresine karşı daha duyarlı olmaya başladı. 
Veli toplantısının ilk bölümü atölye tanıtımlarıyla geçti, ikinci kısmında öğretmenler sınıflarında velileri ağırladılar ve genel olarak bilgi verdiler. Okul pedagogu Fatoş hanım da sınıflara uğrayarak ilgili yaş gruplarına ait bilgilerini ve taysiyelerini bizimle paylaştı. 
İlk veli toplantımız böylece geride kaldı. Okulumuzun müdiresi Dilek öğretmen dönem ortasında bir veli toplantımızın daha olacağını belirtti. Gelişmeleri paylaşıyor olacağım.
Sağlıcakla kalın...
Devamını oku...
Yorum 1

Sen Tarzını Paylaş, Veet Gardrobunu Yenilesin!

Hissettiği Gibi Giyinerek Tarzını Paylaşanlar, Veet'ten 500 TL veya 50 TL'lik Alışveriş Yapma Hakkı Kazanıyor

Kadınların giyim kararlarında öncelikle pürüzsüz bir cilde sahip olmanın ne kadar etkili olduğunu keşfeden Veet, 'Hissettiğin Gibi Giyin' sloganıyla yeni bir kampanyaya başladı. Kampanya kapsamında Veet kadınlarının Instagram veya Facebook'taki fotograflarıyla katılabilecekleri bir stil yarışması hayata geçiriliyor.

Kişilerin hissettikleri gibi giyinerek oluşturdukları günlük tarzlarını paylaşarak katılacakları yarışmada kazananlar gardroplarını yenilemek üzere alışveriş kuponları kazanyor. Veet'in yeni reklam yüzü Bade İşcil Süalp'in jüriliğini yapacağı yarışmada, Bade'nin seçeceği bir kişi her hafta 500 TL'lik alışveriş yapma hakkı kazanırken, en çok oy alan 10 kişi de 50 TL'lik alışveriş kuponu kazanıyor.


Kullanıcılar yarışmaya katılmak için hissettikleri gibi giyindikleri fotoğraflarını http://veetilehissettigingibigiyin.com/ adresinden bağlanarak veya www.facebook.com/veetturkiye'de yer alan uygulamaya girerek gönderecekler. Instagram'la yarışmaya katılmak için Instagram'a yüklediğiniz fotograflarda #hissettigingibigiyin hashtagini kullanmak gerekiyor. Kullanıcılar, Facebook albümlerinden  seçtiğiniz bir fotograf veya Instagram'daki hashtagli fotograflarını uygulamaya yükledikten sonra katılım formunu eksiksiz doldurarak ödül kazanma hakkı elde edecekler.

Her hafta yüklenen fotoğraflar arasından Bade İşçil'in seçeceği 1 kişiye 500 TL'lik alışveriş yapma hakkı hediye edilecek. Bunun yanı sıra her hafta fotoğrafları en çok oy alan 10 kişi 50 TL'lik alışveriş yapma hakkı ve yarışmada en çok oy veren 10 kişi Veet Hediye Sepeti kazanacaktır.


Bade İşçil Süalp'in reklam yüzü olduğu Veet, bu yarışma ile birlikte hem takipçileriyle aktif bir diyalog kuracak hem de hediyeleri ile onları mutlu edecek. http://veetilehissettigingibigiyin.com/ 'dan veya www.facebook.com/veetturkiye adresinden ulaşılabilecek yarışma 20 Ağustos 2013 tarihinde başlayıp 24 Eylül 2013 tarihinde sona erecektir.



Bir bumads advertorial içeriğidir.
Devamını oku...
Yorum 0

Anne Okulu - Oyun Okulu

İşte o gün geldi, Yonca kreşe başladı. 21 aylık evde bakım süresi sona erdi. Artık yavru kartalın yuvadan uçup sosyalleşmeye, oyun oynayacağı ortamda bulunmaya başlaması gerekiyordu.
Süreç bizim açımızdan yine de hızlı gelişti gibi görünse de bunu aylardır planlıyor ve kurgusunu yapıyorduk.
Kreşe gitmenin tek kötü yanı çocuğu uykusundan uyandırmak ve sabah sabah daha kendine gelmeden okula teslim ediyor olmak. Yazın çok yorucu olmasa da daha bunun kışı var diye düşünmemek işten değil.
Kreş seçmeden önce birçok kriter belirleniyor. Öncelikle kreşin yeri çok önemli, kreşin bahçesinin olması, aydınlık olması çok önemli. Çocuklara uygun eşyalar seçilmiş olmalı, çocukların yaşlarına uygun aktiviteler belirlenmiş olmalı, çocuklara sevgiyle bakılmalı.
Yonca'nın gittiği kreş çok deneyimli bir yer olması, yıllardır bir sürü her yaştan çocukların eğitim gördüğü ve bakıldığı bir okul olması bakımından tüm ihtiyaçlarımıza yanıt vermiş gibi görünüyor.
Alışma süreci her çocukta farklı oluyor sanırım. Daha küçük yaşta okula başlamak biraz daha riskli olsa da çocukta daha az farkındalık olması açısından daha kolay gibi gözüküyor.
Çocuğun bağımlılık ve bağlılık duyduğu kişiden ayrılması ilk etapta onun için çok zor olsa da kreşte bakımını üstlenen kişilerin yakınlığı ve sevgiyle, ilgiyle onunla birlikte olması zor süreci atlatmak ve yeni düzene alışmak için yeterli olacaktır.



Devamını oku...
Yorum 0

Bayram Postası

Birlik ve beraberliğin değerinin bilindiği, ailenizin ve sevdiklerinizin yanında olduğunuz bir bayram olmasını dilerim. 
Bayramdan sonra geri dönüş yapmak üzere...
Devamını oku...
Yorum 1

Anne Ben Büyüdüm

Bir anne için çocuğu ne kadar büyürse büyüsün küçük kalır. Çocukların katlanamadığı bir durumdur bu zaman zaman. Artık büyüdüğünü ailesine kanıtlamaya çalışan çocuk, "Sen daha küçüksün" yanıtını almaktan çok hoşlanmaz.
Ben de anne olana kadar bu durumu çok anlayamazdım. Yonca doğduktan sonra ne zaman ona baksam aklıma hep doğduğu andaki hali geliyor. Anne ve babaların neden bu sözü söylediklerini daha iyi anlıyorum. Bir yandan bebeğimin büyümesini izlerken diğer yandan doğumunu hatırlamak bana hala onun çok küçük olduğunu düşünmemi sağlıyor.

İleride bir şeyler olduğunda ben de Yonca'ya "Sen daha küçüksün" diyeceğim ve bunun karşısında alacağım yanıtı çok iyi biliy
orum: "Anne! Ben büyüdüm".
Devamını oku...
Yorum 0

Hani Facebook'ta iş yoktu?

Yenibiris.com’un yeni uygulamasını duydunuz mu? Facebook profiliniz üzerinden bir tıkla bağlanacağınız insankaynaklari.com, profesyonel iş ağı oluşturarak size en uygun işi, en kısa sürede sunmakla görevli!

Facebook, sizin de dahil olduğunuz, 32 milyon kişinin üye olduğu geniş bir sosyal ağ! Bu sosyal ağda arkadaşlarınız, arkadaş olmak istedikleriniz, çalışmak için hayalini kurduğunuz şirketler de var! Peki çalışmak istediğiniz şirketlere tek tıkla ulaşmak istemez misiniz?




Biliyorsunuz iş bulmak isteyenler için en önemlisi, çalışmak istedikleri şirketlerdeki kişilerle nasıl bağlantı kuracaklarıdır… İnsankaynaklari.com sayesinde Facebook profilinizden istediğiniz bilgilerle oluşturduğunuz profilinizle çalışmak istediğiniz şirketlere “şimdi başvur”u tıklayarak iş başvurusu yapabilirsiniz. Diyelim ki çalışmak istediğiniz şirkette bir arkadaşınız çalışıyor. Onun aracılığıyla ulaşmak istediğiniz kişiye “Tanıştırılma talebi” yollayabilir, birinci ve ikinci dereceden bağlantınızın yardımıyla işi siz alabilirsiniz! Bağlantılarınızdan referans ve rozet talep ederek profilinizi sahip olduğunuz özelliklerle donatabilirsiniz. Tamamen ücretsiz bir uygulama olan insankaynaklari.com hem işveren hem de iş arayanlar için yepyeni fırsatlar sunuyor! Siz de insankaynaklari.com’a gelin, size en uygun işi kolaylıkla bulun. İnsankaynaklari.com ile iş bulmak artık daha kolay!

www.insankaynaklari.com

Bir bumads advertorial içeriğidir.
Devamını oku...
Yorum 0

Bebeğiniz her yere dokunur, Dalin Yüzey Temizleyici onu korur.

Bebekleri için her zaman en iyisini düşünen annelere Dalin Yüzey Temizleyici…

Dalin Yüzey temizleyici diğer yüzey temizleyiciler gibi cilde zararlı kimyasallar içermez, %98 doğaldır. Dalin yüzey temizleyici bebeklerini düşünen annelerin bir numaralı tercihidir. Hassas ciltler için özel olarak geliştirilmiş hipoalerjenik formülü ile Dalin her zamanki gibi bebekleri anneleri kadar önemsiyor. Floral ve Natural çeşitleri ile sizleri en yakın marketlerde beklemektedir. (7.90TL)
dalin-yuzey
http://www.dalin.com.tr
https://www.facebook.com/dalinbebekbakim

Bir bumads advertorial içeriğidir.
Devamını oku...
Yorum 0

Yeni Eve Alışmak

Burası bizim mahallemiz adlı yazımda çocuk yetiştirmek uğruna merkezden tepelere taşınma kararımı irdelemiştim. Şu an itibariyle tepelerden yazıyorum. Yeni evimize sanırım en çabuk Yonca alıştı. Biz bile bir çok şeyin yerini hala düşünerek hareket ederken Yonca çabucak duruma uyum sağladı. 
Kıta da değiştirmiş olduğumuzdan birçok bakımdan farklı bir yerde hissediyoruz kendimizi. Anadolu Yakası Avrupa Yakası'nın hareketliliğini hiç barındırmıyor bir kere. Avrupa Yakası'nı avcum gibi bildiğimden burada hareket ederken tereddütlü yaklaşabiliyorum. 
Sakinlik konusunda ve tabii ki rahatlık konusunda Avrupa Yakası'na göre çok ileride olan Anadolu Yakası fazla gezilecek mekanı olmaması sebebiyle biraz geride kalıyor.
Eve gelince, yerleşmek bile başlı başına çok zor bir olaymış. Bir de evin içinde tadilat vs. durumları devam ediyorsa, evdeki ne temizlikten ne de düzenlemelerden hayır gelmiyor ne yazık ki. Normalde evin kendi kendini kirleten bir organizma olmasından dolayı, arkamızı döner dönmez yeni bir pislik veya tozla karşı karşıya kalıyoruz. Dolapların iç düzenleri, gardırop, banyo vs. derken ancak yerleşmeyi tamamladık. Dağ gibi çamaşırlara karşı ise Don Kişot gibi mücadelemiz devam ediyor.
İçeri girdiğimizde ayakkabılarımızın altında biriken bir karış toz ise bize temizlik mesajını iletmek için yeterli olabiliyor. 
Büyüklerin alması gereken çok yol varken, Yoncacığım zaten hep bu evde yaşıyormuş gibi olduğundan alışma sorununun büyük kısmı hallolmuş gibi gözüküyor. Herkese evinde huzurlu, sağlıklı, mutlu oturmalar dileyerek yazımı sonlandırıyorum.


Devamını oku...
Yorum 1

Arko Nem, Facebook Sayfasında Ayça Şen'i Ağırlıyor!


Arko Nem, Facebook sayfasında başlattığı 1 Konu 1 Konuk projesi ile takipçilerini yaza hazırlıyor. Sosyal medyanın sevilen isimlerinin Haziran ayının sonuna kadar yer alacağı proje kapsamında bu hafta konuğumuz Ayça Şen.

Alışveriş Cini, Ayça Şen, iconjane ve Blogcu Anne, bu yaz Arko Nem’in https://www.facebook.com/arkonem adresindeki Facebook sayfasında bir araya geliyor. 30 Haziran tarihine kadar sürecek “1 Konu 1 Konuk” projesiyle Arko Nem sayfasını bizzat yönetecek olan ünlüler, kendilerine ayrılan 1 haftalık süre içinde ilgi alanlarına giren konularda içerikler paylaşıp sizlerden gelen soruları yanıtlıyor.

Arko Nem Facebook sayfasının 27 Mayıs - 2 Haziran tarihleri arasındaki ikinci konuğu Ayça Şen ise kendine has üslubuyla “Yaza hazır mıyız?” sorusuna yanıt arıyor. Araştırmacı kişiliğini bu kez sizleri yaz tatiline dört dörtlük hazırlamak için devreye sokan Ayça Şen, yaz aşkları konusunu da sayfaya taşımayı ihmal etmiyor.

Hem cildinizi hem kendinizi hem de sevdiklerinizi keyifli bir yaz tatiline hazırlamak için siz de Arko Nem Facebook sayfasını takip edebilir, ünlü konuklara soru sorabilir ve yanıtlarını direkt kendi ağızlarından özel hazırlanan videolarda izleyerek aklınızdaki soru işaretlerini giderebilirsiniz.

arko-nem-1k1k

Bir bumads advertorial içeriğidir.
Devamını oku...
posted under , , | 1 Comments
Yorum 2

Annemden Neler Öğrendim

İnsanın ilk öğretmeni annesidir. Doğmadan önce onun vücudunda geçirdiğimiz aylarda yaşama hazırlanmayı öğreniriz. Fiziksel buluşma başlayınca koşulsuz sevginin var olabileceğini öğreniriz. Ağlayınca el pençe divan duran birinin varlığını öğreniriz. Bizi koklayıp öptüğünde sakinleştiğini öğreniriz. Büyüyünce koşunca terleyeceğimizi ve sonra soğuk su içersek de hastalanacağımızı öğreniriz. Oyuncakların aslında değerli olmadığını, sevdiklerimizle beraber olmanın en iyi oyuncaktan daha kıymetli olduğunu öğreniriz. Sevmenin tüm duyguların en yücesi olduğunu öğreniriz. Okumanın gerekli olduğunu, mutlaka eğitim almamız gerektiğini öğreniriz. Kitap okuma alışkanlığını öğreniriz. Yanlış bir şey yaptığımızda özür dilemeyi öğreniriz. Dikkat etmeyi, özen göstermeyi öğreniriz. Sokakta oynamanın güzel bir şey olduğunu, ama kendimizi tehlikeye atmamamız gerektiğini öğreniriz. Bisiklete binmenin keyfini öğreniriz. Düştüğümüzde yaralarımızı saran birinin olduğunu ve acıyan yaramıza geçsin diye üflediğinde kendi canının da yandığını öğreniriz. Ateşler içinde yatarken başımızda beklediğini görürüz, biz hasta olduğumuzda iyileşmemiz için dua ettiğini öğreniriz.
Okulda başarılı olmamızın gurur verici olacağını, ama herşeyden önemlisi bizim için daha önemli olduğunu öğreniriz. Kendi kendimize ödev yapmayı, ders çalışmayı öğreniriz. Yardım istediğimizde her an orada olduğunu öğreniriz.Ayaklarımız takıldığında bize el uzatacak birinin olduğunu öğreniriz. Düştüğümüzde tek dostumuzun annemiz olduğunu öğreniriz. Hayata atılırken tecrübesiyle bize yol göstereceğini öğreniriz. Her zaman söylediklerinin doğru çıktığını öğreniriz. Ben söylemiştim dediğinde söylediklerinin çıktığını öğreniriz. Çocuk yetiştirme konusunda hala ondan öğreneceklerimizin olduğunu öğreniriz. Kitaplarla anne olunmayacağını öğreniriz. Koşulsuz sevmeyi öğreniriz. Kocaman kucaklamayı öğreniriz. Daha birçok sayamadığım şeyi öğreniriz.
Anneler bu yüzden de ayrıca değerlidir. Anneler gününde bu yazıyı yazmaya niyetlenmiştim ama vakit bulamadım. Anneler her gün kıymetli, her gün değerli. Mutlu, kutlu günler!

Devamını oku...
Yorum 0

Working Mother TR Blog Yazım

Efendim, bildiğiniz üzere çalışan annelerin platformu Working Mother Türkiye'nin blogger annelerinden biriyim.
Yeni blog yazım yayında, okumayanlar varsa bağlantıyı paylaşıyorum.

Devamını oku...
Yorum 0

Burası Bizim Mahallemiz


Doğduğu mahallede büyüyen, okula giden, evlenip tekrar aynı mahallede yaşayan çok fazla İstanbullu olduğunu düşünmüyorum. Ben bu şanslı kesimden biriyim. 
Doğduğum mahallede evlenmeden bir sene önceye kadar yaşayıp 1 sene annemin çocukluk semtinde kaldıktan sonra tekrar aynı mahalleye güle oynaya dönmüştüm. 4,5 sene önce çocukluğumu geçirdiğim evin iki sokak ilerisine geçerek ikametgahımı tekrar aynı mahalleye taşımış oldum.
Bu süre zarfında yollarda geçirdiğim uzun saatler, zaman zaman çok yoğun olan caddelerimiz ve sokaklarımızı düşünerek, bir sonraki adımda çocuk yetiştirmek için daha sakin bir mahalleye doğru yelken açmaya karar verdik.
Şimdi geriye dönüp baktığımda burayı ne kadar özleyeceğimi bir kez daha düşünüyorum. Tamirci muslukçumuzun, sokak simitçimizin ve hurdacımızın olduğu, camdan sepet sarkıtılarak bakkaldan alışveriş yapıldığı, kasabın, bakkalın, manavın, terzinin ve daha sayamadığım bir sürü esnafın yan yana dükkan açtığı bir mahalle bizim mahallemiz. 
Ayakkabı tamircisi, berber, fotoğrafçı ve fırın yan yanadır bu mahallede. Zaten esnaf yaşayanların çoğunu tanır. Sık sık aynı yerden alışveriş yaparsanız ahbap bile olursunuz. Ufak bir sökük bile olsa köşedeki terziye diktiriverirsiniz.
Su saatini okumak için gelen eleman gündüz sizin zilinizi çalar. Telefon faturalarını bırakmak için gelen postacıyı bilirsiniz. Sokakta oynayan çocuklar yan apartmanın çocuklarıdır. Köşedeki marketteki elemanlarla selamlaşarak eve gelirsiniz. Gecenin bir saati canınız bir şey isterse ararsınız, getirirler. 
Şehir merkezi sayılabilecek bir yerde yaşadıktan sonra sakinlik uğruna tepelere çekilme kararımı bir kez daha sorguluyorum izninizle...



Devamını oku...
posted under | 0 Comments
Yorum 5

Olikia Diyor Ki'nin İlk Çekilişi Sonuçlandı!

Olikia Diyor Ki'nin  ilk çekilişi sonuçlandı.
Şanslı isimler aşağıdadır:

Asiller

1. Hediye -Doğa Senfonileri, Sesleriyle "Ormanlar" CD ve Kitap Seti (Boyut Yayıncılık) --> İngilizanahtarı
2. Hediye -Doğa Senfonileri, Sesleriyle "Fırtınalar" CD ve Kitap Seti (Boyut Yayıncılık)  --> Şenay Gazoz Blog
3. Hediye -Doğa Senfonileri, Sesleriyle "Bataklıklar" CD ve Kitap Seti (Boyut Yayıncılık) --> Özlem

Yedek
M Kemal Blog

Ödül kazananları tebrik ederiz. Çekilişe katlım için verdiğiniz e-posta adreslerinizden sizlerle temasa geçeceğiz. İki gün içinde asil adaylara ulaşamadığımız veya cevap alamadığımız durumlarda yedek adaya başvuracağız. Süre tahdidi yedek adaylar için de geçerlidir.













Devamını oku...
Yorum 1

Olikia'nın Çekiliş Listesi!

Olikia'nın bu akşam yapılacak çekilişine katılmaya hak kazananlar aşağıdadır.
Çekiliş bu akşam saat 21:00'da yapılacaktır.
Çekilişimize katılan herkese bol şanslar!



Sıra NoİsimÇekiliş Hakkı
1ÖzlemBlog Üyeliği ve Çekiliş
2ÖzlemBlog / Facebook / Twitter Paylaşımı
3ÖzlemÇekilişi İlk Katılan Üye
4Özlem@MelisaIronhand Twitter Takibi
1Şenay GazozBlog Üyeliği ve Çekiliş
2Şenay GazozBlog / Facebook / Twitter Paylaşımı
3Şenay Gazoz@MelisaIronhand Twitter Takibi
1İngilizanahtarıBlog Üyeliği ve Çekiliş
2İngilizanahtarıBlog / Facebook / Twitter Paylaşımı
3İngilizanahtarı@MelisaIronhand Twitter Takibi
1m kemalBlog Üyeliği ve Çekiliş
2m kemalBlog / Facebook / Twitter Paylaşımı
3m kemalBlog Üyeliği ve Çekiliş
Devamını oku...
Yorum 1

Çocuklu Kadın

Anne olunca insanların size bakışı değişiyor. Bazı şeyler göz ardı edilebiliyor, bazı kusurlar görmemezlikten geliniyor, bazı zamanlar siz görmemezlikten geliniyorsunuz.
Çalışan bir anne olunca durum daha da ağırlaşıyor. Çocuk da yaparım kariyer de şarkısıyla çıkış yapsanız da, çevrenin size ikinci bir albümde başarılı olmanız çok zor gözüküyor. Bir kadın olarak dünyanın herhangi bir yerinde kariyer yapmak (!) zaten çok zor bir şey. Kariyer yapmak kelimesine ünlem eklememin sebebi, anlamını tam olarak da bilmememdir. Kariyer yapmak, herkes için aynı şeyi ifade etmiyor zira.
Genelde bekar veya çocuksuz kadınların daha başarılı bir şekilde kariyer basamaklarını tırmanacağı, çocuk yaparsanız siz basamakları tırmanırken çocuğun gelip paçanıza yapışacağı ve sizi aşağıya çekeceği anlayışı hakim. Hal böyle olunca, biz anneler evde gösterdiğimiz olağanüstü başarılara bir de işte kendimizi ispatlama misyonuyla devam ediyoruz. Sadece işini yapmak, işinde başarılı olmak yeterli olmuyor, çünkü insanlar size baktıklarında çalışan kadın değil, çocuklu kadın görüyorlar.
Çocuklu kadın çok yüklü anlamlara sahip. Cümle içinde kullanmamız gerekirse: Sen çocuklu kadınsın, senin burada ne işin var? Sen çocuklu kadınsın, sen yapmasan da olur. Sen çocuklu kadınsın, seyahate falan çıkamazsın zaten. Sen çocuklu kadınsın, mesaiye kalamazsın. Sen çocuklu kadınsın, hafta sonu çalışmamız gerekiyor, gelemezsin. Sen çocuklu kadınsın, iş çıkışı yemek yiyeceğiz, gelemezsin.
Siz siz olun çalışan anne, kadın, anne, çalışan olun ama çocuklu kadın olmayın.


Devamını oku...
Yorum 0

Olikia'nın Çekilişine Katılmak İçin Son 5 Gün!

Efendim, sıra geldi Olikia'nın blogunun çekilişine... 
1.yılı atlayalı çok olmuş, 2. yıl da yazısız geçmiş, 3.yılda toparlanır gibi olmuş ve 4.yılda dolmuş. Yonca'nın bloguyla dönmüş olduğumuz blog dünyasında bu sefer daha çok yazıyla bulunmayı umut ediyoruz.
Çekilişi 10 Nisan'da sonuçlandırıp şanslı kişilere hediyelerini göndermek istiyoruz.
Davetimiz herkes için açıktır. 




Şanslı 3 kişiye gidecek hediyelerimiz şöyle:

1. Doğa Senfonileri, Sesleriyle "Ormanlar" CD ve Kitap Seti (Boyut Yayıncılık)
2. Doğa Senfonileri, Sesleriyle "Fırtınalar" CD ve Kitap Seti (Boyut Yayıncılık)
3. Doğa Senfonileri, Sesleriyle "Bataklıklar" CD ve Kitap Seti (Boyut Yayıncılık)

Doğa senfonileri, Savoy Senfoni Orkestrası'nın dinlendirici notalarıyla birleşen doğa seslerinden oluşuyor. Doğa senfonileri, terapi amaçlı kullanılabildiği gibi, dinlenmek ve kafasını dinlemek isteyen herkes tarafından dinlenebilir. Ayrıca yoga, meditasyon ve pilates gibi aktiviteler için de fon müziği olarak kullanılmak üzere idealdir.

Son katılım tarihi 10 Nisan 2013.

Çekilişe katılmak için yapmanız gerekenler şöyle:

1.  Olikia'nın bloguna üye olmanız (Yahoo, Google, Twitter hesaplarınızdan kolayca üye olabilirsiniz) (Zorunlu)
2. Blog çekilişimizi varsa blogunuzda linki ve görseliyle duyurmanız, linkini bu kaydın yorum kısmında paylaşmanız (Bu ikinci çekiliş şansı getirecektir),
3. Yonca'nın Facebook sayfasını beğenmeniz  
4.  @MelisaIronhand adlı twitter hesabımı takibe almanız,
5.  Facebook sayfanızda ve Twitter hesabınızda çekilişi paylaşmanız.          (Bu üçüncü çekiliş şansı getirecektir)

Yukarıdaki adımları tamamladıktan sonra bu kaydın altına yorum yazmanızı ve mail adresinizi eklemenizi rica ediyoruz. Yurt dışına gönderim yapamıyoruz. Yurt içi gönderim bize aittir.

Çekiliş web tabanlı bir uygulama olan "random.org" aracılığıyla yapılacak ve video olarak kaydedilecektir.
Çekiliş sonucunu videosuyla beraber 11 Nisan'da paylaşıyor olacağız.

Herkese bol şanslar!


Devamını oku...
Yorum 0

İLK HAYAT'IM

Bebeğinizle geçirdiğiniz her an çok önemlidir; özellikle de "ilk anları" hayat boyu unutulmaz. İlk bakışı, ilk adımları, ilk kelimesi bir ömre bedeldir. Peki, bebeğinizin ilk’lerinden oluşan bir video yapmak ister misiniz?

Hayat Su, Bebeğimle Hayat Facebook sayfasında bu özel anları unutulmaz kılmak ve sevdiklerinizle paylaşabilmeniz için İlk Hayatım video uygulaması hazırlamış.





Bebeğinizin fotoğraflarını uygulamaya yükleyerek çok sevimli  bir video hazırlayabilirsiniz. Bebeğinizle hazırladığınız videoyu da sevdiklerinizle Facebook, Twitter ve E-posta yoluyla paylaşarak onun ilk anlarını ölümsüzleştirebilirsiniz.

Bir bumads advertorial içeriğidir.
Devamını oku...
Yorum 0

Sanat Küçük Kalplere Dokunuyor

Sanat, tıp ve iş dünyası, kalp hastası çocuklar için el ele veriyor. Ünlü ressam Renée Niklan’ın 17 eseri, 10-14 Nisan tarihlerinde Ekavart Gallery’de sergileniyor. Ekavart Gallery nerede diyenlere, işte adres:  The Ritz-Carlton Hotel, Süzer Plaza, No: 15, Gümüşsuyu-İstanbul. Sergi, çarşamba-cuma günleri 11.00-18.30, cumartesi günü ise 12.00-18.30 saatleri arasında gezilebilir.


Bu serginin diğerlerinden farkı ne derseniz, salt bir resim sergisi olmanın ötesinde bir kurumsal sosyal sorumluluk projesi niteliği taşıdığını söyleyebiliriz. Sergideki eserlerin satışından elde edilecek gelirin tamamı, gelişmekte olan ülkelerde doğuştan ya da sonradan kalp hastası olan çocukların tedavi edilmesi için kullanılacak. Tedavileri, bu işe gönül vermiş bir avuç tıp insanının kurduğu Herkes İçin Kalp Derneği (www.cptg.ch) gerçekleştirecek. Dernek, modern tıbbın sunduğu olanaklardan yararlanamayan bu çocukların İsviçre’de ya da kendi ülkelerinde ücretsiz tedavi olmalarını sağlıyor.



Ne yazık ki, gelişmekte olan ülkelerde her yıl yaklaşık 2 milyon çocuk kalp bozukluklarıyla doğuyor ve bu çocukların yarısı maddi kaynak veya sağlık sektöründeki insan kaynağı yetersizliği nedeniyle ilk iki yıl içinde yaşamını yitiriyor. Bu ülkelerde açık kalp ameliyatı olmayı bekleyen çocukların sayısı ise 8 milyonu buluyor.


Herkes İçin Kalp Derneği’nin kurucusu Ord. Prof. Dr. Afksendiyos Kalangos. Kalangos, iki kez Nobel Tıp Ödülü’ne aday gösterilmiş bir kalp cerrahı. Bu alanda 14 ayrı teknik geliştirmiş. Son 100 yılın en iyi cerrahlarından biri olarak tanınıyor. Ayrıca, dünyanın en prestijli tıp ödüllerinden Fransız Tıp Akademisi Ödülü’ne sahip.

Sergi, Alvimedica’nın sponsorluğunda gerçekleştirilecek. Alvimedica Yönetim Kurulu Üyesi Leyla Alaton, hayır amaçlı bu tür etkinliklere özel önem veriyor ve Herkes İçin Kalp Derneği’ni yürekten destekliyor.

Niklan’ın mutluluk, umut ve sevgi mesajları içeren eserlerinden oluşan  “Sanat Küçük Kalplere Dokunuyor” temalı sergisini mutlaka görün. Gidemem diyorsanız, sergiyi Türkiye’nin ilk online sanat televizyonu www.ekavart.tv’de de izleyebilirsiniz. Resimler, yüreğinizi ısıtacak…

Hem dernek hem de sergi hakkında şuradan bilgi alabilirsiniz: http://alvimedica.com/hearts-for-all/tr/

Bir bumads sosyal sorumluluk içeriğidir.
Devamını oku...
Yorum 0

Bebeklerinizin ihtiyaçlarını %90'a varan indirimlerle karşılamak için artık mompery.com var!

Anne ve hamile kadınların tüm ihtiyaçlarını bulabilecekleri, uzun yıllar severek kullanacakları en tanınmış ve kaliteli markalara ait ürünleri %90’a varan indirimle alma fırsatı sunan yeni anne bebek alışveriş sitesi açıldı: Mompery.com!


Bebeğinize ipeksi bir dokunuşla yaklaşacak bebek battaniyeleri, yeni doğmuş bir bebeğiniz varsa her gün birden fazla adet kullanmaya mecbur olduğunuz bebek bezleri ve yemek yeme alışkanlığı kazandırırken kullanacağı şirin ve renkli önlüklerle sizler de onunla çocuk olacaksınız. Anneleri anlayan Mompery.com’da Trenyol’da tecrübe sahibi olan gençlerin, ‘Mutlu çocuk mutlu aile’ kavramıyla yola çıkması da bu yüzden.

Mompery.com’un size özel sunacağı fırsatlardan yararlanmak için hemen siteye giriş yapmanız yeterli. Üye olduğunuz anda hemen 20 TL hediye çeki kazanıyorsunuz. Avantajlar bununla da kalmıyor, ilk 100 TL alışverişinizde 20 TL indirim kuponunu da kazanabiliyorsunuz. "Avvio, Hello Kitty, Huggies, Kotex, Wonderwalls, Be Cool” gibi seçkin ve kaliteli markaların inanılmaz indirimleri için günlerce beklemenize gerek yok artık.

Her sabah 7’de siteye yapacağınız girişle birbirinden güzel fırsatları görebilir, 3 günde bir yenilenen butik anlayışıyla herkeste bulunmayan bir çok özel ürüne sahip olabilirsiniz. Bebeğiniz ve siz için yaratılan bu fırsatları sakın kaçırmayın!

Bir bumads advertorial içeriğidir.
Devamını oku...
Yorum 11

Olikia'nın Çekilişine Davetlisiniz!



Efendim, sıra geldi Olikia'nın blogunun çekilişine... 
1.yılı atlayalı çok olmuş, 2. yıl da yazısız geçmiş, 3.yılda toparlanır gibi olmuş ve 4.yılda dolmuş. Yonca'nın bloguyla dönmüş olduğumuz blog dünyasında bu sefer daha çok yazıyla bulunmayı umut ediyoruz.
Çekilişi 10 Nisan'da sonuçlandırıp şanslı kişilere hediyelerini göndermek istiyoruz.
Davetimiz herkes için açıktır. 




Şanslı 3 kişiye gidecek hediyelerimiz şöyle:

1. Doğa Senfonileri, Sesleriyle "Ormanlar" CD ve Kitap Seti (Boyut Yayıncılık)
2. Doğa Senfonileri, Sesleriyle "Fırtınalar" CD ve Kitap Seti (Boyut Yayıncılık)
3. Doğa Senfonileri, Sesleriyle "Bataklıklar" CD ve Kitap Seti (Boyut Yayıncılık)

Doğa senfonileri, Savoy Senfoni Orkestrası'nın dinlendirici notalarıyla birleşen doğa seslerinden oluşuyor. Doğa senfonileri, terapi amaçlı kullanılabildiği gibi, dinlenmek ve kafasını dinlemek isteyen herkes tarafından dinlenebilir. Ayrıca yoga, meditasyon ve pilates gibi aktiviteler için de fon müziği olarak kullanılmak üzere idealdir.

Son katılım tarihi 10 Nisan 2013.

Çekilişe katılmak için yapmanız gerekenler şöyle:

1.  Olikia'nın bloguna üye olmanız (Yahoo, Google, Twitter hesaplarınızdan kolayca üye olabilirsiniz) (Zorunlu)
2. Blog çekilişimizi varsa blogunuzda linki ve görseliyle duyurmanız, linkini bu kaydın yorum kısmında paylaşmanız (Bu ikinci çekiliş şansı getirecektir),
3. Yonca'nın Facebook sayfasını beğenmeniz  
4.  @MelisaIronhand adlı twitter hesabımı takibe almanız,
5.  Facebook sayfanızda ve Twitter hesabınızda çekilişi paylaşmanız.          (Bu üçüncü çekiliş şansı getirecektir)

Yukarıdaki adımları tamamladıktan sonra bu kaydın altına yorum yazmanızı ve mail adresinizi eklemenizi rica ediyoruz. Yurt dışına gönderim yapamıyoruz. Yurt içi gönderim bize aittir.

Çekiliş web tabanlı bir uygulama olan "random.org" aracılığıyla yapılacak ve video olarak kaydedilecektir.
Çekiliş sonucunu videosuyla beraber 11 Nisan'da paylaşıyor olacağız.

Herkese bol şanslar!


Devamını oku...
Yorum 1

Bumerang'ım Bana Geri Gelir!

Blog dünyasına adım atalı çok uzun seneler olmadı. Ama değişen zaman ve dinamikler sayesinde ben de blogların önemini daha iyi anlıyor oldum.
Artık ansiklopedilerin karıştırılmadığı, onun yerine arama motorlarına belli anahtar kelimelerin yazıldığı ve insanların gazetelerden, dergilerden çok blogları okuduğu bir çağa geldik.
Blog yazmayla ne kadar da çok kişiye hitap edebileceğimi, dünyanın neresinden insanların kayıtlarıma ulaşacağını bilmiyorum. Hal böyle olunca, blogumun etkilediği daire artarak genişliyor. Attığım bumeranglarsa bana geri geliyor. 
Bumerang, Hürriyet'in blog dünyasına gerçek anlamda armağan ettiği bir girişim. Bumerang sayesinde birbirinden haberdar olmayan blogger'lar bloglarını keşfediyor, blog okumayı seven, takip eden okurlar ise çeşitlilikle tanışmış oluyorlar.
Bumerang dönemsel olarak bloglar üzerinden "Advertorial" adı verilen, tanıtıcı reklamların yayınlanmasını sağlıyor. Viral olarak yayılan reklamların etkisi televizyondakinden çok daha fazla olduğu için bloglar ve blogların izleyici kitlesi kullanılarak daha etkin reklam yapılmış oluyor.
Zaman değişiyor, bizim de ona ayak uydurmamız gerekiyor. Yoksa geride kalıp hayıflanarak hayatın geçmeyeceğini düşünüyorum. 
Bumerang bana geniş bir ufuk, daha çok yazı yazma motivasyonu, blogumu etkinleştirmek için heves, blogumu tanıtmak için fırsat verdi. Bunları birleştirdim ve kendime bir Bumerang yaptım, attığım zaman bana geri dönenlerden...


Devamını oku...
Yorum 0

Anne Bebek Dergisi'nin Mart Afacanı

Anne Bebek Dergisi'nin daimi müdavimleri olarak gururla açıklıyoruz: Yoncacık Anne Bebek Dergisinin Mart 2013  afacanlar sayfasında yer alıyor. Blog tanıtımımız ve ropörtajımızla ilgili yazı Ekim 2012 sayısında Yonca'ya doğum günü hediyesi dergide yer almıştı. Bu ropörtajı okumak veya hatırlamak için bağlantı adresimiz şöyle: Anne-Bebek Dergisi - Ekim 2012
Yonca'nın dergide yer almasını sağlayan Aslıhan Gündüz'e teşekkürlerimizi sunuyoruz. Yonca büyüdükçe dergiye fotoğraf göndermeye devam etmeye kararlıyız.

Siz de çocuklarınızın fotoğraflarını Anne Bebek Dergisinde  yayınlanmasını istiyorsanız info@annebebek.com.tr adresine mail gönderebilirsiniz.


Devamını oku...
Yorum 0

NIVEA yürekleri ağza getiren bir şakayla yeni Stress Protect deodorantı tanıttı

Havaalanında yaşanabilecek en büyük terslik veya en korkutucu deneyim ne olabilir dersiniz? Uçağınızı kaçırmak mı, bavulunuzu kaybetmek mi yoksa hava koşullarından dolayı günlerce havaalanında kalmak mı?

NIVEA, yolcular üzerinde uyguladığı Stres Testi’yle, onlara soğuk terler döktürmüş ve yeni Stress Protect deodorant için eğlenceli bir viral reklam hazırlamış. Videoyu izleyenler, en stresli deneyimlerini #StresTesti etiketiyle Twitter’da paylaşmaya başlamış bile.



Şubat ayında dünya çapında 5 milyondan fazla izlenme ile en çok paylaşılan viral videolardan olan Stres Testi, NIVEA’nın yeni ürünü Stress Protect deodorantı tanıtıyor. Videoda, farklı insanlar havaalanında uçaklarının kalkmasını beklerken, bir anda tehlikeli bir kaçak olarak arandıklarını öğreniyorlar ve ne yapacaklarını şaşırıyorlar.

Günlük hayatımızda karşılaşabileceğimiz heyecan, korku, stres gibi duygu değişimlerinin neden olduğu terleme ile yeni NIVEA Stress Protect deodorantın ne kadar iyi başa çıktığını, esprili bir dil ile anlatan videoyu izleyince, soğuk terlere karşı önlem almanın önemini kesinlikle hissedeceksiniz.

Bir bumads advertorial içeriğidir.
Devamını oku...
Yorum 6

Evimizdeki Tehlikeler!

Çocuk sahibi olmadan önce çamaşır suyunun ne denli tehlikeli olabileceğini düşünemezdim. Aynı şekilde bir makas veya bıçağın ne şekilde zarar vereceğini hayal bile edemezdim.
Yonca ayaklanıp yürüyünceye kadar daha kolay sayılabilirdi. Emeklemeye başladıktan sonra onun erişebildiği yerlerde tehlikeli nesneler bulundurmamaya, yeri mümkün mertebe temiz tutmaya gayret ediyorduk. Çekmeceler, dolap kapıları henüz onun erişebildiği yerler olmadığından günlük hayatımız aynen devam ediyordu.
Yürümeye başlayan küçük kaşif artık dolap kapılarını Alice harikalar diyarındaki kapılardan her biri sanıp açmaya, mümkünse içeri girmeye başladı. Hal böyle olunca tehlikeli maddeler içeren dolapların kapıları ve çekmeceleri kilitlenmeye başladı. Tüm dolap kapılarını kilitlemeyi kaşif ruhunu  yok etmemek için tercih etmedik ve birkaç tehlikeli madde içermeyen dolap kapağı harikalar diyarına giriş bileti sunmaya devam etti. Açık kalan dolap kapaklarından biri de küçük kaşif tarafından açılıp kapatılırken korktuğum başıma geldi ve parmağı dolaba sıkıştı. Tırnağı ve parmağı çok kötü bir şekilde morardı ve sanırım tırnağı da düşecek. Harikalar diyarı kapılarında bundan sonra daha dikkatli olacağım ve Yonca'ya zarar gelmemesi için elimden geleni yapacağım.
Geçtiğimiz günlerde, tehlikeli maddelerden biri olan makası içeren konsolumuzun kapak kilidini kapatmayı unutmuşuz. İki arada bir derede nasıl olduysa küçük kaşif Yonca, makası almış ve parmaklarını makasın kollarının arasına geçirmiş. Sanırım en fazla 45 saniye gözümü ayırmıştım. Koşarak elinden makası aldım, ona fark ettirmedim ama ben bayağı korktum bu olay sonrasında. Olabilecekleri aklıma getirmemeye çalışarak bir daha bu hatayı tekrarlamamaya söz verdim.
Mutfağımızda bıçaklarımızı koyduğumuz uzun bir magnetimiz var. Duvara çivili şekilde duruyor ve üzerinde mutfak bıçaklarımız asılı. Bu da artık bizim evdeki tehlikelerden biri haline gelmiş durumda, zira küçük kaşif ayak ucunda yükselerek bıçakların saplarına erişebiliyor. Bazı bıçaklar da rengarenk olduğundan ilgisini çekiyor sanırım.
Çamaşır suyuna gelince... Benim kokusunu çok sevmemememden dolayı evimize sık sık uğrayan bir temizleyici değildir çamaşır suyu. Çok gerekmedikçe kullanmadığımdan dolayı çok da ortalarda bulunmuyor. Doktorumuz kimyasal temizleyicilerden en tehlikesinin çamaşır suyu olduğunu söylediğinden beri daha da sevmiyorum. Evde yüksek bir rafta ve Yonca'nın kesinlikle ulaşamayacağı bir yerde saklıyorum. Zaten Türkiye'de en çok gerçekleşen çocuk kazalarından biri de çamaşır suyu içmekmiş. Bu sebepten olsa gerek, markalar çocuk kilidi uygulamasına gittiler.
Umarım böyle kazalar veya kaza adayları kimsenin başına gelmez, tedbirli olmakta fayda var. En azından riski minimize edebiliriz. Böylece daha sonra "Vah vah" diye üzülmeye kullanacağımız zamanı en değerli varlıklarımız için harcayabiliriz.
Sağlıklı, kazasız günler dilerim.


Devamını oku...
Yorum 0

Baby Shower Etkinliği

Baby shower kültürümüzde bulunmayan bir kız arkadaş etkinliğidir. Bebek dünyaya gelmeden önce anne adayının kız arkadaşlarıyla doya doya vakit geçirebileceği, bebekten önce sohbet edebileceği bir fırsat yaratır. 
Hayatımın ilk baby shower etkinliği birkaç hafta önce gerçekleşti. Yonca'yı da alarak Cumartesi günü yollara düştüm. Baby shower etkinliğinin sahibi anne adayımız için etkinlik süpriz olacağı için her şey kız kardeşi ve yakın arkadaşları tarafından organize edilmişti. Bize de hediyemizi alıp gelmek düştü.

Baby shower için özel pastalar da varmış. Bunu da o gün görmüş oldum. Çok yakında anlamında İngilizce olarak pastanın üzerinde yazılmıştı. Pastanın yanı sıra birçok tatlı tuzlu yiyecek de hazır bulunuyordu.
Bebeğin cinsiyeti belli olduğundan baby shower katılımcılarına dağıtılacak minik hediyeler hep mavi renkteydi. Durvarda bulunan minik bir panoda boş kutucuklar vardı. Bunlara minik Çınar için dilek ve düşüncelerimizi yazdık. 
Yeme içme faslı bittikten sonra çok komik ve bir o kadar da zevkli bir bölüm başladı: anne adayının göbek çevresini tahmin etme oyunu. Bu oyunda plastik bir mezura -üzerinde santim işaretleri olmayan- herkesin elinden geçti ve herkes tahmin ettiği ölçüde bir kısmı kesip iletti. Etkinlikte bulunan başka bir hamileden ilham alarak ben de kestim. Gelin görün ki, ilham kaynağımla baby shower sahibi anne adayının göbek ölçüleri birbirinden o kadar farklıydı ki, arada en az 30 santim fark çıktı. Yarışmayı bekar bir arkadaşımız kazandı, ki kendisi kesim işlemini gerçekleştirirken hamile annemiz çok küçük bir parça kestiğini hatırlatmıştı. Kazandığı zaman hepimiz çok güldük. Arkadaşımız minik ödülünü alırken bizi ikinci oyuna geçtik.
İkinci oyunda da birkaç kişinin küçüklük fotoğrafları gösterildi ve biz onların kim olduğunu tahmin etmeye çalıştık. Kendi adıma çok zorlandığımı söylemeliyim. Bazı kişileri çok tanımıyordum ve tahmin etmem de çok zordu. 
Üçüncü ve son oyunumuzda anne adayının muhtelif resimleri yap-boz haline getirilerek bize sunuldu ve takım halinde resmi tamamlamamız gerektiği hatırlatıldı. En kısa sürede tanımlayan grup biz olarak ödülümüzü grup adına minik Bora teslim aldı.
Genel olarak çok zevkli bir aktivite olmasıyla beraber hazırlayanlar için biraz yorucu olduğunu itiraf etmek gerekir. Baby shower etkinliğine katılmadan önceki ön yargılarımdan arındım, sıra başka bebeklerin baby shower partilerine katılmaya geldi.

Devamını oku...
Yorum 16

İlk Çekilişimiz Sonuçlandı!

Yonca'nın blogunun birinci yılı şerefine düzenlemiş olduğumuz çekiliş sonuçlandı.
Şanslı isimler aşağıdadır:

Asiller

1. Hediye Yazı Tahtası -->  Hakan Balcı
2. Hediye Kaydırmaz Terlik --> Kübra Somaz
3. Hediye Oje Kurutucu --> O Bir Anne Blog

Yedekler

1. Hediye için --> Sadettin Cengiz Blog
2. Hediye için --> Emine Yiğit
3. Hediye için -->Hakan Balcı

Ödül kazananları tebrik ederiz. Çekilişe katlım için verdiğiniz e-posta adreslerinizden sizlerle temasa geçeceğiz. İki gün içinde asil adaylara ulaşamadığımız veya cevap alamadığımız durumlarda yedek adaylara başvuracağız. Süre tahdidi yedek adaylar için de geçerlidir.













Çekilişe ait videoyı aşağıdaki linkten görebilirsiniz:
Çekiliş Videosu




Devamını oku...
Yorum 0

Çekiliş Kurallarımız

Bu akşam random.org vasıtasıyla saat 21:00'da yapacağımız ilk çekilişimizle ilgili olarak;
  • Çekiliş listemizde 88 satır bulunmaktadır. Çekiliş bu liste üzerinden yürüyecektir.
  • Random.org web sitesinden altı aday belirlenmesini sağlayacağız. İlk üç aday asil sonraki üçü yedek olarak adlandırılacaktır.
  • Asil adaylara çekiliş sonucunu mail ile bildireceğiz ve iletişim bilgilerini isteyeceğiz. İki gün içinde cevap gelmemesi durumunda yedek adaylara başvuracağız. Süre tahdidi yedek adaylar için de geçerlidir.



Devamını oku...
Yorum 0

Blogger'da Excel Tablosu Kullanımı

Herkese merhaba,

Yonca'nın ilk çekilişi için Excel'de hazırladığım çekilişe katılmaya hak kazananların tablosunu Blogger'a aktarırken yaşadığım sorunların üstesinden http://tableizer.journalistopia.com/ ile geldim. Sizlere de problemimi nasıl çözdüğümü anlatmak istiyorum.

Tableizer'ın Kullanımı Kısaca Anlatmak Gerekirse:
  • Excelde hazırladığınız tabloyu kopyalayıp Tableizer'ın içindeki boş alana yapıştırıyoruz.
  • Table Options kısmından istersek yazı karakterinin büyüklüğünü, başlığın rengini ya da fontunu değiştirebiliyoruz.
  •  Tablonun altında yer alan kısımda yer alan Talbeize it tuşuna basın.
  • Ön izlemede tablonuzu görebilirsiniz. 
  • Çıkan kodları kopyalayıp blogunuzda Yeni Yayın Oluştur'a bastıktan sonra HTML kısmına yapıştırdığınızda tablonuz kullanıma hazırdır :)

Devamını oku...
Daha Yeni Kayıtlar Önceki Kayıtlar Ana Sayfa
Instagram

Kayıt olmak için E-Posta adresinizi giriniz:

Yayınlarım

Son Yorumlar

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Fotoğrafım
Apple of her mum and dad's eye, Yonca came to the world after having 41 weeks and 1 day womb journey and made her beloved ones happy. She was very active inside, so she continues this habit by clapping her hands so many times. Anne ve babasının göz bebeği, şans meleği 41 hafta ve 1 günlük anne rahmi serüveninden sonra dünyaya gelerek sevenlerini sevindirmiştir. İçerideyken kıpır kıpır olan Yonca, dışarıda da bu kıpırtıları bol bol el çırparak göstermektedir.

    Erkut Demirel'in Hikaye Kitaplarından En Çok Hangisini Beğendiniz?