Anne Okulu - Oyun Okulu

İşte o gün geldi, Yonca kreşe başladı. 21 aylık evde bakım süresi sona erdi. Artık yavru kartalın yuvadan uçup sosyalleşmeye, oyun oynayacağı ortamda bulunmaya başlaması gerekiyordu.
Süreç bizim açımızdan yine de hızlı gelişti gibi görünse de bunu aylardır planlıyor ve kurgusunu yapıyorduk.
Kreşe gitmenin tek kötü yanı çocuğu uykusundan uyandırmak ve sabah sabah daha kendine gelmeden okula teslim ediyor olmak. Yazın çok yorucu olmasa da daha bunun kışı var diye düşünmemek işten değil.
Kreş seçmeden önce birçok kriter belirleniyor. Öncelikle kreşin yeri çok önemli, kreşin bahçesinin olması, aydınlık olması çok önemli. Çocuklara uygun eşyalar seçilmiş olmalı, çocukların yaşlarına uygun aktiviteler belirlenmiş olmalı, çocuklara sevgiyle bakılmalı.
Yonca'nın gittiği kreş çok deneyimli bir yer olması, yıllardır bir sürü her yaştan çocukların eğitim gördüğü ve bakıldığı bir okul olması bakımından tüm ihtiyaçlarımıza yanıt vermiş gibi görünüyor.
Alışma süreci her çocukta farklı oluyor sanırım. Daha küçük yaşta okula başlamak biraz daha riskli olsa da çocukta daha az farkındalık olması açısından daha kolay gibi gözüküyor.
Çocuğun bağımlılık ve bağlılık duyduğu kişiden ayrılması ilk etapta onun için çok zor olsa da kreşte bakımını üstlenen kişilerin yakınlığı ve sevgiyle, ilgiyle onunla birlikte olması zor süreci atlatmak ve yeni düzene alışmak için yeterli olacaktır.



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

0 yorum:

Yorum Gönder

Sonraki Kayıt Önceki Kayıt Ana Sayfa
Instagram

Kayıt olmak için E-Posta adresinizi giriniz:

Son Yorumlar

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Fotoğrafım
Apple of her mum and dad's eye, Yonca came to the world after having 41 weeks and 1 day womb journey and made her beloved ones happy. She was very active inside, so she continues this habit by clapping her hands so many times. Anne ve babasının göz bebeği, şans meleği 41 hafta ve 1 günlük anne rahmi serüveninden sonra dünyaya gelerek sevenlerini sevindirmiştir. İçerideyken kıpır kıpır olan Yonca, dışarıda da bu kıpırtıları bol bol el çırparak göstermektedir.

    Erkut Demirel'in Hikaye Kitaplarından En Çok Hangisini Beğendiniz?