Yorum 0

Islık Sever Max

Volker Ludwig ve Carsten Krüger'in eseri oyun, canları sıkılan arkadaşların en iyi yaptıkları işleri tanıtmasıyla başlıyor. Aralarından biri, bir oyun bildiğini söylüyor ve hep birlikte oynamaya başlıyorlar.
Maximilian, bir ablası olan, oyun oynamayı çok seven, bir birey olarak kendini ispatlamaya çalışan bir çocuktur. Ablası Brunny bütün gün televizyon izler, annesi dikiş diker, babası ise gazete okur. Ev sahipleri Bay Brüller ise çocukların avluda oyun oynamasını yasaklayan gaddar bir kişidir. Bir gün Max'ın topunu ele geçirir ve vermez. Max ise bunun peşindedir.
Dişinin çekilmesi sonucu ıslık çalabildiğini keşfeden Max için ıslık çok önemli bir silah olmuştur. İstediklerini ıslık yoluyla dile getirmeye çalışan  Max zaman zaman zor durumda da kalır.
Eğlenceli kurgusu, usta oyuncuları ve sevimli müziğiyle tüm çocukların hatta büyüklerin bile keyifle izleyebileceği bir oyun olmuş. Oyuncularını ve yönetmenini tebrik ederim...  


Devamını oku...
Yorum 0

Haftanın Etkinliği: Basketbol Maçı

Yonca'nın ilk izlediği maç olarak aile tarihimizde yer alacak olan maç, 22.03.2014 tarihinde Fenerbahçe ve İstanbul Üniversitesi Kadın Basketbol takımları arasında oynanan maçtır.
Ülker Sports Arena'daki maç başlamadan tribünlerde yerimizi aldık. Saha çok büyük olmadığı için öne oturabilme şansına sahiptik. Maç için ısınmaya çalışan takımları izlemek keyifliydi.

Derken maç başladı ve yakın skorlarla devam etti. İlk yarının sonunda ara biraz açılmaya başladı. Fenerbahçe asılmaya başladı ve ikinci yarıda da liderliği bırakmadı. Maçta en çok dikkatimi çekenler siyahi oyuncuların çoğunluğuydu. Çoğu gayet uzun boylu olan oyuncular, çok iyi oynayarak bizi kendilerine hayran bıraktılar. Maçın sonucu 80-66 olarak bitti.
Yonca'nın maçta çok da fazla eğlendiğini söyleyemem, hatta son periyotta uyuyakaldı. Yalnız akşam eve döndüğümüzde "Bir daha, bir daha" demekten kendini alamadı...


Devamını oku...
Yorum 0

Milano Sirki

Dünyanin en iyi sirklerinden biri olarak adlandırılan Milano Sirki, İstanbul'a uğramışken biz de onu ziyaret etmeyi ihmal etmeyelim dedik. Ümraniye Meydan AVM'nin otoparkına kurulu çadırda gösteri öncesi yerimizi aldık.
Durum itibariyle Yonca'nın ilk sirk deneyimi olması açısından da anlamlı oldu bizim için. Aslan ve kaplan görme umuduyla gelen Yonca için heyecanlı bekleyiş başladı.
Sirk ilk önce palyaço ile başladı. Klasik birkaç palyaço numarasıyla seyircileri sirke hazırlamak üzere gelen palyaçomuz Vladi Rossi bizi güldürdükten sonra sirk başladı.
İlk numara, iki adet demir çember içinde bulunan iki akrobatın etkileyici gösterisiydi. Bunu ağzımız açık ve gözlerimiz çoğunlukla yukarıda izledik.


İkinci numara ise köpek gösterisiydi. Birbirinden sevimli köpekler akrobasi hareketleri yaparak bizi güldürdüler. Sonra sırada jimnastik gösterisi vardı. Arada sevimli palyaço gelip şovunu yaptı. Ünlü sihirbazın yaptığı numaralar da insanları hayrete düşürdü.
Asıl heyecanla beklediğimiz Bengal kaplanları ikinci yarıya saklanmıştı. Ara verilince heyecanla beklemeye devam ettik. 

İkinci yarı öncesi demir kafesler getirildi, kaplanların yürüyeceği ve sahneye geleceği demir geçit takıldı. Sahne ve seyirciler arasında file geçirildi. Kaplanlar geldiğinde hepimiz heyecanlandık ve herkes telefonlarına sarıldı. Bu sırada görevlilerin çoğu flaşsız fotoğraf çekmemiz konusunda bizi uyardılar. Bir yandan kaplanları izlemek, bir yandan da Yonca'nın tepkisini izlemek çok keyifliydi. Sanırım bir tek kaplanların gelmesi sebebiyle hayal kırıklığına uğramıştı. Kaplanlar eğiticilerinin sözüne uyarak denilenleri harfiyen yaptılar ve teker teker sahneden ayrıldılar. Bu kadar büyük ve görkemli bir hayvanı yakından görme şansımız da olmuş oldu böylece.
Kaplanlardan sonra gösteri kaldığı yerden devam etti ve ip dansı yapan gösterici herkesi büyüledi. Sonrasında komik bir ilüzyon gösterisi derken şovun son gösterisine geldik. Motosikletli akrobatlar demir bir kafes içinde hep birlikte harika bir senkronizasyonla motor kullandılar. Ağzımız açık izlemeye devam ettik ve tadı damağımızda kalan sirk gösterisi böylece son bulmuş oldu.
Yepyeni bir etkinlikte görüşmek üzere..


Devamını oku...
Yorum 0

Kral Çıplak

Eti Çocuk Tiyatrosu'nun profesyonel oyunu Kral Çıplak bu sene tüm Türkiye'de oynanmak üzere turnede. Turnenin İstanbul ayağında biz de oyunu izleme şansı bulduk. 
Hans Christian Andersen'in İmparatorun Giysileri adlı -okuyucular arasında daha çok "Kral Çıplak" ismiyle bilinen- kitabından uyarlama olan oyun, tek perde olmasından dolayı çocuklara sıkılmadan izleme şansı veriyor.
Giysileriyle takıntılı olan kral, halkını hiç düşünmez. Sadece istediği hep en güzel giysileri giymektir. Halk yoksulluk içindedir. Kralın yeni giysiler giymesinin sonucu halka ağır vergiler olarak geri dönmektedir. 
Doğum günü yaklaşan kral ne giymesi gerektiği konusunda kararsızdır. Kralın durumundan yararlanarak ülkeyi arka plandan yöneten yardımcısı ise onun mutlaka yeni bir giysi giymesi gerektiği konusunda kralı ikna eder, bunun karşılığında halktan 10 altın fazla vergi alınacaktır. Yardımcının giysi düşüncesi ise, normal bir tavuğu yolup kukuriku kuşu tüyleri olarak gösterip kralı kandırmaktır. 
Kral ise yeni giysiler peşinde olmasından dolayı ülkenin en ünlü terzilerini kendi için giysi dikmeye çağırır. O sırada ülkeyi gezen bir gezgin de tavuğu yardımcı tarafından çalınan köylü kız ile terzi kılığında saraya girer. Sonrası malum hikaye ve bir ders ile oyun biter.


Oyun gerek dekoru, gerek kostüm ve oyuncuları ile gayet başarılı ve profesyonel. Şarkılarla hikaye özetleniyor, çocuklar ve büyükler eğleniyor; eğlenirken de ders çıkarıyorlar.
Eti'yi böylesine güzel bir sosyal sorumluluk projesini gerçekleştirdiği için tebrik ediyorum. Yeni oyunları iple çekiyoruz.



Devamını oku...
Yorum 0

Uçan Şemsiye

Oyun alanları çöplükle kaplanan çocuklar oynamak için başka yer arayışına girerler. Öncesinde oyun alanlarını yerlere çöp atan Devol'dan temizlemeye çalışan çocuklar maalesef bir türlü başarılı olamazlar. Devol bıkmadan usanmadan yerlere çöp atmaya devam eder.
Çocuklar en sonunda pes edip yeni, temiz, oynanacak alanlara sahip bir ülkeye gitmek üzere uçan şemsiyelerine binerler ve yemyeşil alanlara sahip temiz ülkelere giderler. Ama maalesef Devol orada da onları bulur. Oyunlarla, kuklalarla ve birazcık da cesaretle Devol'a yerleri kirletmemesi gerektiğini anlatmaya çalışan çocuklar yine başarılı olamazlar. Uçan şemsiyelerine binip yeni ülkeler keşfetmeye devam ederler. Devol yerleri kirletmemesi gerektiği konusunda bir türlü ikna olmamaktadır. Çocuklar en sonunda güzel bir planla seyircileri de dahil ederler.
Çevre bilincini çocuklara doğru bir şekilde anlatan ve onların da katılmasını sağlayan bir çocuk oyunu olmasından dolayı ekibi kutluyor, teşekkürlerimi sunuyorum.

Devamını oku...
Yorum 0

Baby Shower Etkinliği

Baby shower kültürümüzde bulunmayan bir kız arkadaş etkinliğidir. Bebek dünyaya gelmeden önce anne adayının kız arkadaşlarıyla doya doya vakit geçirebileceği, bebekten önce sohbet edebileceği bir fırsat yaratır. 
Hayatımın ilk baby shower etkinliği birkaç hafta önce gerçekleşti. Yonca'yı da alarak Cumartesi günü yollara düştüm. Baby shower etkinliğinin sahibi anne adayımız için etkinlik süpriz olacağı için her şey kız kardeşi ve yakın arkadaşları tarafından organize edilmişti. Bize de hediyemizi alıp gelmek düştü.

Baby shower için özel pastalar da varmış. Bunu da o gün görmüş oldum. Çok yakında anlamında İngilizce olarak pastanın üzerinde yazılmıştı. Pastanın yanı sıra birçok tatlı tuzlu yiyecek de hazır bulunuyordu.
Bebeğin cinsiyeti belli olduğundan baby shower katılımcılarına dağıtılacak minik hediyeler hep mavi renkteydi. Durvarda bulunan minik bir panoda boş kutucuklar vardı. Bunlara minik Çınar için dilek ve düşüncelerimizi yazdık. 
Yeme içme faslı bittikten sonra çok komik ve bir o kadar da zevkli bir bölüm başladı: anne adayının göbek çevresini tahmin etme oyunu. Bu oyunda plastik bir mezura -üzerinde santim işaretleri olmayan- herkesin elinden geçti ve herkes tahmin ettiği ölçüde bir kısmı kesip iletti. Etkinlikte bulunan başka bir hamileden ilham alarak ben de kestim. Gelin görün ki, ilham kaynağımla baby shower sahibi anne adayının göbek ölçüleri birbirinden o kadar farklıydı ki, arada en az 30 santim fark çıktı. Yarışmayı bekar bir arkadaşımız kazandı, ki kendisi kesim işlemini gerçekleştirirken hamile annemiz çok küçük bir parça kestiğini hatırlatmıştı. Kazandığı zaman hepimiz çok güldük. Arkadaşımız minik ödülünü alırken bizi ikinci oyuna geçtik.
İkinci oyunda da birkaç kişinin küçüklük fotoğrafları gösterildi ve biz onların kim olduğunu tahmin etmeye çalıştık. Kendi adıma çok zorlandığımı söylemeliyim. Bazı kişileri çok tanımıyordum ve tahmin etmem de çok zordu. 
Üçüncü ve son oyunumuzda anne adayının muhtelif resimleri yap-boz haline getirilerek bize sunuldu ve takım halinde resmi tamamlamamız gerektiği hatırlatıldı. En kısa sürede tanımlayan grup biz olarak ödülümüzü grup adına minik Bora teslim aldı.
Genel olarak çok zevkli bir aktivite olmasıyla beraber hazırlayanlar için biraz yorucu olduğunu itiraf etmek gerekir. Baby shower etkinliğine katılmadan önceki ön yargılarımdan arındım, sıra başka bebeklerin baby shower partilerine katılmaya geldi.

Devamını oku...
Önceki Kayıtlar Ana Sayfa
Instagram

Kayıt olmak için E-Posta adresinizi giriniz:

Son Yorumlar

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Fotoğrafım
Apple of her mum and dad's eye, Yonca came to the world after having 41 weeks and 1 day womb journey and made her beloved ones happy. She was very active inside, so she continues this habit by clapping her hands so many times. Anne ve babasının göz bebeği, şans meleği 41 hafta ve 1 günlük anne rahmi serüveninden sonra dünyaya gelerek sevenlerini sevindirmiştir. İçerideyken kıpır kıpır olan Yonca, dışarıda da bu kıpırtıları bol bol el çırparak göstermektedir.

    Erkut Demirel'in Hikaye Kitaplarından En Çok Hangisini Beğendiniz?