Yorum 4

Laleler, laleler, laleler...

Ne zaman lale kelimesini tekil veya çoğul olarak kullansam hep aklıma rahmetli Kemal Sunal'ın Hababam Sınıfı'ndaki repliği gelir. "Laleler, laleler, laleler, laleler, laleler, laleler...".
Yine laleler diye söylenirken Nisan ayı içinde yapılan ve bu sene yedincisi düzenlenen Lale Festivali kapsamında her sene Emirgan Korusu'na ekilen laleleri görmek üzere plan yaptım.
Neredeyse Nisan başından beri her hafta sonu karşıma ya hava durumundan ya da başka bir şeyden engeller çıktı ve maalesef bir türlü gitmek kısmet olmadı. Geçtiğimiz hafta sonu ise son demlerini yaşayan laleleri görmek üzere yola çıktık Emirgan'a doğru. Havanın güzel olması bizi yoğun akan bir trafiğe doğru sürüklese de sonunda varmak istediğimiz yere sağ salim ulaşıyoruz. Trafiğin katkısıyla biraz akşam üstünü buluyor saatlerimiz. Bebek arabasını eşim sürüyor, biz arkadan arkadaşım Poppy ile sohbet ede ede tırmanıyoruz yokuşları. Fıskiyenin orada güzel güzel fotoğraflar çekiyoruz, kalabalık epeyce var ve karnımız da zil çalıyor hani. Kokulara yönelerek tırmanmaya devam ediyoruz. Fıskiyeye gelene kadar olan lalelerin çoğu hırpalanmış, pek fotoğraf çekilecek gibi değiller. Ama fıskiyeden köşklere doğru giden yolda canlı kalmayı başarmış lalaleri bulunca fotoğraf makinesinin objektifi çalışmalara başlıyor.

Devamını oku...
posted under , , | 4 Comments
Önceki Kayıtlar Ana Sayfa

Kayıt olmak için E-Posta adresinizi giriniz:

Son Yorumlar

Popüler Yayınlar

Fotoğrafım
Apple of her mum and dad's eye, Yonca came to the world after having 41 weeks and 1 day womb journey and made her beloved ones happy. She was very active inside, so she continues this habit by clapping her hands so many times. Anne ve babasının göz bebeği, şans meleği 41 hafta ve 1 günlük anne rahmi serüveninden sonra dünyaya gelerek sevenlerini sevindirmiştir. İçerideyken kıpır kıpır olan Yonca, dışarıda da bu kıpırtıları bol bol el çırparak göstermektedir.

İzleyiciler