Yorum 0

Bebeğiniz her yere dokunur, Dalin Yüzey Temizleyici onu korur.

Bebekleri için her zaman en iyisini düşünen annelere Dalin Yüzey Temizleyici…

Dalin Yüzey temizleyici diğer yüzey temizleyiciler gibi cilde zararlı kimyasallar içermez, %98 doğaldır. Dalin yüzey temizleyici bebeklerini düşünen annelerin bir numaralı tercihidir. Hassas ciltler için özel olarak geliştirilmiş hipoalerjenik formülü ile Dalin her zamanki gibi bebekleri anneleri kadar önemsiyor. Floral ve Natural çeşitleri ile sizleri en yakın marketlerde beklemektedir. (7.90TL)
dalin-yuzey
http://www.dalin.com.tr
https://www.facebook.com/dalinbebekbakim

Bir bumads advertorial içeriğidir.
Devamını oku...
Yorum 0

Yeni Eve Alışmak

Burası bizim mahallemiz adlı yazımda çocuk yetiştirmek uğruna merkezden tepelere taşınma kararımı irdelemiştim. Şu an itibariyle tepelerden yazıyorum. Yeni evimize sanırım en çabuk Yonca alıştı. Biz bile bir çok şeyin yerini hala düşünerek hareket ederken Yonca çabucak duruma uyum sağladı. 
Kıta da değiştirmiş olduğumuzdan birçok bakımdan farklı bir yerde hissediyoruz kendimizi. Anadolu Yakası Avrupa Yakası'nın hareketliliğini hiç barındırmıyor bir kere. Avrupa Yakası'nı avcum gibi bildiğimden burada hareket ederken tereddütlü yaklaşabiliyorum. 
Sakinlik konusunda ve tabii ki rahatlık konusunda Avrupa Yakası'na göre çok ileride olan Anadolu Yakası fazla gezilecek mekanı olmaması sebebiyle biraz geride kalıyor.
Eve gelince, yerleşmek bile başlı başına çok zor bir olaymış. Bir de evin içinde tadilat vs. durumları devam ediyorsa, evdeki ne temizlikten ne de düzenlemelerden hayır gelmiyor ne yazık ki. Normalde evin kendi kendini kirleten bir organizma olmasından dolayı, arkamızı döner dönmez yeni bir pislik veya tozla karşı karşıya kalıyoruz. Dolapların iç düzenleri, gardırop, banyo vs. derken ancak yerleşmeyi tamamladık. Dağ gibi çamaşırlara karşı ise Don Kişot gibi mücadelemiz devam ediyor.
İçeri girdiğimizde ayakkabılarımızın altında biriken bir karış toz ise bize temizlik mesajını iletmek için yeterli olabiliyor. 
Büyüklerin alması gereken çok yol varken, Yoncacığım zaten hep bu evde yaşıyormuş gibi olduğundan alışma sorununun büyük kısmı hallolmuş gibi gözüküyor. Herkese evinde huzurlu, sağlıklı, mutlu oturmalar dileyerek yazımı sonlandırıyorum.


Devamını oku...
Yorum 1

Arko Nem, Facebook Sayfasında Ayça Şen'i Ağırlıyor!


Arko Nem, Facebook sayfasında başlattığı 1 Konu 1 Konuk projesi ile takipçilerini yaza hazırlıyor. Sosyal medyanın sevilen isimlerinin Haziran ayının sonuna kadar yer alacağı proje kapsamında bu hafta konuğumuz Ayça Şen.

Alışveriş Cini, Ayça Şen, iconjane ve Blogcu Anne, bu yaz Arko Nem’in https://www.facebook.com/arkonem adresindeki Facebook sayfasında bir araya geliyor. 30 Haziran tarihine kadar sürecek “1 Konu 1 Konuk” projesiyle Arko Nem sayfasını bizzat yönetecek olan ünlüler, kendilerine ayrılan 1 haftalık süre içinde ilgi alanlarına giren konularda içerikler paylaşıp sizlerden gelen soruları yanıtlıyor.

Arko Nem Facebook sayfasının 27 Mayıs - 2 Haziran tarihleri arasındaki ikinci konuğu Ayça Şen ise kendine has üslubuyla “Yaza hazır mıyız?” sorusuna yanıt arıyor. Araştırmacı kişiliğini bu kez sizleri yaz tatiline dört dörtlük hazırlamak için devreye sokan Ayça Şen, yaz aşkları konusunu da sayfaya taşımayı ihmal etmiyor.

Hem cildinizi hem kendinizi hem de sevdiklerinizi keyifli bir yaz tatiline hazırlamak için siz de Arko Nem Facebook sayfasını takip edebilir, ünlü konuklara soru sorabilir ve yanıtlarını direkt kendi ağızlarından özel hazırlanan videolarda izleyerek aklınızdaki soru işaretlerini giderebilirsiniz.

arko-nem-1k1k

Bir bumads advertorial içeriğidir.
Devamını oku...
posted under , , | 1 Comments
Yorum 2

Annemden Neler Öğrendim

İnsanın ilk öğretmeni annesidir. Doğmadan önce onun vücudunda geçirdiğimiz aylarda yaşama hazırlanmayı öğreniriz. Fiziksel buluşma başlayınca koşulsuz sevginin var olabileceğini öğreniriz. Ağlayınca el pençe divan duran birinin varlığını öğreniriz. Bizi koklayıp öptüğünde sakinleştiğini öğreniriz. Büyüyünce koşunca terleyeceğimizi ve sonra soğuk su içersek de hastalanacağımızı öğreniriz. Oyuncakların aslında değerli olmadığını, sevdiklerimizle beraber olmanın en iyi oyuncaktan daha kıymetli olduğunu öğreniriz. Sevmenin tüm duyguların en yücesi olduğunu öğreniriz. Okumanın gerekli olduğunu, mutlaka eğitim almamız gerektiğini öğreniriz. Kitap okuma alışkanlığını öğreniriz. Yanlış bir şey yaptığımızda özür dilemeyi öğreniriz. Dikkat etmeyi, özen göstermeyi öğreniriz. Sokakta oynamanın güzel bir şey olduğunu, ama kendimizi tehlikeye atmamamız gerektiğini öğreniriz. Bisiklete binmenin keyfini öğreniriz. Düştüğümüzde yaralarımızı saran birinin olduğunu ve acıyan yaramıza geçsin diye üflediğinde kendi canının da yandığını öğreniriz. Ateşler içinde yatarken başımızda beklediğini görürüz, biz hasta olduğumuzda iyileşmemiz için dua ettiğini öğreniriz.
Okulda başarılı olmamızın gurur verici olacağını, ama herşeyden önemlisi bizim için daha önemli olduğunu öğreniriz. Kendi kendimize ödev yapmayı, ders çalışmayı öğreniriz. Yardım istediğimizde her an orada olduğunu öğreniriz.Ayaklarımız takıldığında bize el uzatacak birinin olduğunu öğreniriz. Düştüğümüzde tek dostumuzun annemiz olduğunu öğreniriz. Hayata atılırken tecrübesiyle bize yol göstereceğini öğreniriz. Her zaman söylediklerinin doğru çıktığını öğreniriz. Ben söylemiştim dediğinde söylediklerinin çıktığını öğreniriz. Çocuk yetiştirme konusunda hala ondan öğreneceklerimizin olduğunu öğreniriz. Kitaplarla anne olunmayacağını öğreniriz. Koşulsuz sevmeyi öğreniriz. Kocaman kucaklamayı öğreniriz. Daha birçok sayamadığım şeyi öğreniriz.
Anneler bu yüzden de ayrıca değerlidir. Anneler gününde bu yazıyı yazmaya niyetlenmiştim ama vakit bulamadım. Anneler her gün kıymetli, her gün değerli. Mutlu, kutlu günler!

Devamını oku...
Yorum 0

Working Mother TR Blog Yazım

Efendim, bildiğiniz üzere çalışan annelerin platformu Working Mother Türkiye'nin blogger annelerinden biriyim.
Yeni blog yazım yayında, okumayanlar varsa bağlantıyı paylaşıyorum.

Devamını oku...
Yorum 0

Burası Bizim Mahallemiz


Doğduğu mahallede büyüyen, okula giden, evlenip tekrar aynı mahallede yaşayan çok fazla İstanbullu olduğunu düşünmüyorum. Ben bu şanslı kesimden biriyim. 
Doğduğum mahallede evlenmeden bir sene önceye kadar yaşayıp 1 sene annemin çocukluk semtinde kaldıktan sonra tekrar aynı mahalleye güle oynaya dönmüştüm. 4,5 sene önce çocukluğumu geçirdiğim evin iki sokak ilerisine geçerek ikametgahımı tekrar aynı mahalleye taşımış oldum.
Bu süre zarfında yollarda geçirdiğim uzun saatler, zaman zaman çok yoğun olan caddelerimiz ve sokaklarımızı düşünerek, bir sonraki adımda çocuk yetiştirmek için daha sakin bir mahalleye doğru yelken açmaya karar verdik.
Şimdi geriye dönüp baktığımda burayı ne kadar özleyeceğimi bir kez daha düşünüyorum. Tamirci muslukçumuzun, sokak simitçimizin ve hurdacımızın olduğu, camdan sepet sarkıtılarak bakkaldan alışveriş yapıldığı, kasabın, bakkalın, manavın, terzinin ve daha sayamadığım bir sürü esnafın yan yana dükkan açtığı bir mahalle bizim mahallemiz. 
Ayakkabı tamircisi, berber, fotoğrafçı ve fırın yan yanadır bu mahallede. Zaten esnaf yaşayanların çoğunu tanır. Sık sık aynı yerden alışveriş yaparsanız ahbap bile olursunuz. Ufak bir sökük bile olsa köşedeki terziye diktiriverirsiniz.
Su saatini okumak için gelen eleman gündüz sizin zilinizi çalar. Telefon faturalarını bırakmak için gelen postacıyı bilirsiniz. Sokakta oynayan çocuklar yan apartmanın çocuklarıdır. Köşedeki marketteki elemanlarla selamlaşarak eve gelirsiniz. Gecenin bir saati canınız bir şey isterse ararsınız, getirirler. 
Şehir merkezi sayılabilecek bir yerde yaşadıktan sonra sakinlik uğruna tepelere çekilme kararımı bir kez daha sorguluyorum izninizle...



Devamını oku...
posted under | 0 Comments
Daha Yeni Kayıtlar Önceki Kayıtlar Ana Sayfa
Instagram

Kayıt olmak için E-Posta adresinizi giriniz:

Son Yorumlar

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Fotoğrafım
Apple of her mum and dad's eye, Yonca came to the world after having 41 weeks and 1 day womb journey and made her beloved ones happy. She was very active inside, so she continues this habit by clapping her hands so many times. Anne ve babasının göz bebeği, şans meleği 41 hafta ve 1 günlük anne rahmi serüveninden sonra dünyaya gelerek sevenlerini sevindirmiştir. İçerideyken kıpır kıpır olan Yonca, dışarıda da bu kıpırtıları bol bol el çırparak göstermektedir.

    Erkut Demirel'in Hikaye Kitaplarından En Çok Hangisini Beğendiniz?