Yorum 6

İyi ki varsın Yonca!

Doğumundan itibaren, hatta doğmadan önce de hissettiğim ve çok kez tekrarladığım bir cümle: "İyi ki varsın canım kızım, iyi ki varsın Yonca!". Artık bir kez daha anlamlandı benim için. Kızımla geçirdiğm her gün zaten başlı başına süperken, bugün bambaşka bir boyuta ulaştı.
Efendim malum, üniversite sonrası insan iş hayatına atıldı mı eskisi gibi arkadaşlarına vakit ayıramıyor. Bir de bunun üstüne evlilik eklendi mi bahaneler çoğalıyor, zamanlar bir türlü denk gelmiyor. Çocuk konusuna hiç girmiyorum, liste uzayıp gidiyor. Sonuç da birbiriyle görüşmek isteyen ama her zaman bir engelleri çıkan arkadaşlar olarak karşımıza çıkıyor.
Bugün bu zinciri kırarak üniversiteden beri görmediğim arkadaşlarım Aslı, Gülşah ve Bahar'la görüştüm. Toplantının kurucusu ve ev sahibi Aslı. İki-üç hafta öncesinden plan yapıldı ve geriye doğru sayım başladı. Zaten zaman su gibi akarken bu sürenin de geçmesi göz açıp kapama süresiyle eş oldu.
Bugün Aslı'nın Kurtköy'deki evine doğru Yonca'yla yola çıktık. Biraz şehir dışında kalmasına rağmen çok sessiz ve temiz havası olan bir yerde oturuyor Aslı ve ailesi. Biz biraz rotarlı vardık maalesef. Gittiğimizde minikler ve anneleri çoktan sohbete başlamışlardı.
Ev sahibimiz Aslı'nın kızı Ferahnaz ile Gülşah'ın kızı Defne yaşıtlar; hatta aralarında sadece birkaç gün var. Yonca ile de Zeynep Duru aynı şekilde. Hal böyle olunca her konudan ve her çeşit anne muhabbeti döndürdük.
Aslı'nın harika kısırı ve Gülşah'ın hazır görünümlü ev yapımı cheesecake'ini mideme indirirken Yonca da masaya doğru hamleler peşindeydi.
Küçükler kendi çaplarında oynayıp birbirleriyle kaynaştılar. Tabii ki yaşıtlar kendi aralarında. Annelerin keyfi yerindeydi, ne de olsa kızlar zevkle oyun oynuyorlardı.
Einstein'in izafiyet teoremine uygun olarak güzel geçen zaman su gibi aktı ve yavaş yavaş eve dağılmalar başladı. Ben hem geç geldiğim hem de acil işim olmadığından biraz daha kaldım ve Aslı'yla güzel sohbet ettik, hatta Ferahnaz'la biraz oyun bile oynadık. Yonca da birazcık Ferahnaz'ın beşiğinde kestirme şansı buldu bu arada.
Uzun süreden beri bu şekilde bir sosyalleşme yaşamamıştım, bana da ilaç gibi geldi diyebilirim.
Bugünün bir başka özelliği de ilk kez anneler günü hediyesi almış olmam. Gülşah ve Aslı'ya hediyeleri için tekrar teşekkürler.Bir sonraki buluşmayı dört gözle bekliyorum.


Devamını oku...
posted under , | 6 Comments
Yorum 3

Aslıhan GÜNDÜZ = Her şey: Blog'unuz Anne Bebek Dergisi'nde olsun mu?

Aslıhan GÜNDÜZ = Blog'unuz Anne Bebek Dergisi'nde olsun mu?: "Evet evet Anne Bebek Dergisi sayfalarında yer almak istiyorum. Bunun için ne yapmalıyım?" diyen sese hemen cevap veriyorum :) Blogunu...

Devamını oku...
posted under | 3 Comments
Yorum 1

Blogger Anneler: Röportaj: Yonca Demirel

Blogger Anneler: Röportaj: Yonca Demirel: Yonca Demirel'in blogu   BURADA Röportajı Hazırlayan  Ülkü Bize biraz kendinizden bahseder misiniz? Adım Melisa.Istanbul d...

Devamını oku...
posted under | 1 Comments
Yorum 4

Kızıma Yazılan İlk Kitap

       Eşimin babası hikaye yazarı Erkut Demirel, yılların birikimini sonunda kitap sayfalarına aktardı. Beş Kuruş, İstenmeyen Adam, Suskun Sahilin Oltacısı, Saat, Ada Çinakopu, Eskici ve Namus Meselesi isimli kitaplarında, hepimizin başından geçebilecek gündelik olayları farklı bir bakış açısıyla sunuyor. Balıkçılık anılarını Suskun Sahilin Oltacısı kitabında toplamış. Bu kitabın bir özelliği de aynı zamanda  kızım Yonca'ya adanan ilk kitap olması. Umarım eserlerinin sayısı çoğalır ve kim bilir belki Yonca da bir kitap yazar günün birinde...








Devamını oku...
posted under , | 4 Comments
Yorum 1

Yonca'nın ilk çocuk bayramında büyüdüm....

23 Nisan 2012 kızımın ilk Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Ulu önderimiz ne kadar kutsal bir günü hediye etmiş bizlere, şimdi ben de kızıma emanet ediyorum bayramımızı. Artık bu güzel günü yaşama sırası genlerimi taşıyan, dokuz ay onsekiz gün karnımda taşıdığım meleğimin...
Kızım ilk bayramında Maçka Parkı'nın yolunu tuttu. Erguvanların arasından harika bir panaroma ile Çocuk Festivali'ne doğru hareket ettik teyzesi ve kuzeniyle. Şairler Parkı'ndaki Çocuk Festivali'nde biraz vakit geçirdikten sonra Nişantaşı gezmemizi yaptık. Uzun zamandır ilk defa Çocuk Bayramı'nda havanın güzel olması sayesinde daha da şendik.
Eskiden 23 Nisan sadece tatil olduğu için sevinirken şimdi farklı bir sevinç kaplıyor içimi....


Devamını oku...
posted under | 1 Comments
Yorum 2

Yonca'nın Yeni Doktoru

Doğumundan beri kızımı muayene eden hastanedeki doktorumuzun kayıtsız davranışlarına daha fazla dayanamayarak soluğu yeni doktorumuzda aldık bugün. 6.ay kontrolü çok uzun sürüyormuş meğer. Geçmişe yönelik yeni doktorumuza bilgileri verirken o da bir yandan bize ek gıda süreci, emekleme ve yürüme ile ilgili bilgilerini aktardı. Pirinçli mamadan başlayarak, Yonca ek  gıdalara geçmeye başlıyor artık. Ama öncelikle ona uygun bir bebek kaşığı almamız gerekiyormuş, metal kaşıklar pek önerilmediği gibi plastik de olmaması gerekiyor. Avent'in mama kapları ve kaşıkları bizim için ideal. Yarın ilk iş mama kaplarını ve kaşığı alıp bir de mama sandalyesine geçerek açılışı yapacağız.
Yeni doktorumuz Dr. Hayriye Aygar çok deneyimli, sevecen, bir o kadar kurallı ve bilgili. Yonca için gereken tüm bilgileri bize aktardı ve sorularımızı eksiksiz yanıtladı. Bunun yanında bize daha fazla bilgi içeren notlarını ve gıda konusunda da önerilerin sıralandığı, tariflerin yer aldığı kağıtları vermeyi ihmal etmedi.
Aşı konusuna gelince... Bugün iki tane aşı yapıldı, ama toplamda 6-7 hastalığa karşı aşılandı Yoncacığım. Haliyle bugün biraz huysuzluk ve ateşle mücadele ettik. Uyku düzeni son günlerde iyice kötüleştiğinden o konuya değinmek bile istemiyorum.
Aşı olurken ve muayene sırasındaki ölçümlerde rahatsızlık yaşadı Yonca. Sanırım biraz daha büyümenin etkisiyle, hareket etmesin diye ellerini tutuyoruz diye çok sinirlendi ve kucağa alana kadar susmadı. Sihirli aksiyon kucağa alma son günlerde. Ağladığı anda, derdi ne olursa olsun mutlaka susuyor.
Muayenedeki bilimum oyuncaklar ağıza sokuldu ve tadıldı. Oyuncaklar kalite kontrol testinden geçtiler. Masal anlatan ayıcığa ise hayran kaldı Yoncacık. Biraz daha büyüsün, kuzeni Elif Naz'ın masal anlatan aslanını istemeyi düşünüyorum :)
Bugün gezerken Yonca'yı büyük bir bebek mağazasının oyuncak katına götürdüm. Oyuncakların bir kısmına gülerek tepki verirken bazılarıyla ilgilenmedi bile. Sanırım artık oyuncak alırken onu mutlaka yanıma almam gerekecek. Aksi takdirde boşu boşuna bir sürü oyuncakla dolabilir evimiz. Aslında en iyi oyuncak bizleriz ve bizimle vakit geçirip eğlenmeyi onlardan daha çok seviyor. Tabii yine de oyuncaklar bizi en zor zamanlarda kurtarıyor, ya sinirli bir anda komik komik sesler çıkararak ya da dişler kaşınırken rahatlatıcı nesne olarak.
Doktordan ayrılırken aylık rutin doktor kontrollerimize gideceğimiz konusunda anlaştık.Bundan böyle yeni doktorumuzla Yonca'nın gelişimini takip etmeye devam edeceğiz.

Devamını oku...
posted under , , | 2 Comments
Daha Yeni Kayıtlar Önceki Kayıtlar Ana Sayfa
Instagram

Kayıt olmak için E-Posta adresinizi giriniz:

Son Yorumlar

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Fotoğrafım
Apple of her mum and dad's eye, Yonca came to the world after having 41 weeks and 1 day womb journey and made her beloved ones happy. She was very active inside, so she continues this habit by clapping her hands so many times. Anne ve babasının göz bebeği, şans meleği 41 hafta ve 1 günlük anne rahmi serüveninden sonra dünyaya gelerek sevenlerini sevindirmiştir. İçerideyken kıpır kıpır olan Yonca, dışarıda da bu kıpırtıları bol bol el çırparak göstermektedir.

    Erkut Demirel'in Hikaye Kitaplarından En Çok Hangisini Beğendiniz?